Orta önem vermemek, onu dikkate almamak.
...
Arama Sonucu – "Kauçuktan yapılöış şey"
bir kimseyi yermek için yazılan şiir
– satirik
...
bir köşeye atılmak
– terk edilmek, ilgilenilmemek, kendi kaderine terk edilmek
...
Bir köşeye ayırmak (atmak, koymak) (bir şeyi)
Bir şeyi gerektiğin de kullanmak üzere bir yere koymak, biriktirmek, saklamak.
...
Bir köşeye şekilmek
Etkin görevi bırakmak. (Kars. inzivaya şekil mek.)
...
bir şey
– herhangi bir cisim, durum, hadise, hareket, iş, söz v.s. yerine kullanılan belirsiz bir adıl
...
Bir şeyciği kalmamak
iyileşmek, iyi olmak.
...
Bir şeyden korkmak
– ürkmek, çekinmek, ocumak
...
Bir şeye benzememek
işe yarar, beğenilir ve istenir durumda olma mak.
...
bir şeye dikkatlice bakılınca görülen detay
– ayrıntı
...
bir şeyi unutmamak için parmağa bağlanan iplik
– retime
– retaim
...
bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme
– irade, istenç
...
bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü
– irade
...
bir şeyin erebileceği uzaklık menzil
– erim
...
bir şeyin kendisi
– asıl
...
bir şeyin niteliklerini övme
– Naat
...
bir şeyin özünü oluşturan şey
– esas, temel, ana öge
...
bir şeyin uygunluğunu denetleme
– kontrol
...
bir şeyin yarı parçası
– çen
...
Bir şeyler (şey) olmak
1. Huy ve davranışları değişmek. -2. Fenalık gelmek, bayılacak gibi olmak. -3. Herhangi bir kötü durum başından geçmek.
...
Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün
– takım, öbek, grup, küme, tüm
...
birşeyin özü
– evin, öz, lüp, habbe
...
Bıkkınlık vermek (birşey birine)
Bir şeyi tekrarlaya tekrar I aya karşı sındakini usandırmak.
...
Boca etmek (bir şeyi)
Onu birdenbire ters şevirip işindekileri boşalt mak.
...
Bok atmak (bulaştırmak, sürmek) (bir şeye, birine)
Ona iftira etmek (Kars. Kara çalmak.)
...