Bir kazayı, tehlikeyi, ölüm olmaksızın, ciddi bir yara almaksızın geçirmek.
...
Arama Sonucu – "Kauçuktan yapılöış şey"
Hafife almak (birini, bir şeyi)
Onu küçümsemek; ona önem vermemek.
...
Hak etmek (bir şeyi)
1. Hakkı olan bir şeyi, emeğinin karşılığını al mak. -2. Kötü davranışı nedeniyle layık olduğu karşılığı görmek.
...
Hakkı geçmek (birine, bir şeye)
1. Bir kimsede, şeyde emeği, hizmeti bulunmak. -2. Hakkından bir parçası başkasına verilmiş olmak.
...
Hakkından gelmek (bir şeyin, birinin)
1. Yapılması güç bir işi başarmak. -2. Bir kimseye hak ettiği cezayı vermek.
...
Hakkını vermek (birinin, bir şeyin)
1. çalışmasının karşılığını tam olarak ödemek. -2. Bir işe gerektiği ölçüde emek vermek.
...
Hale yola koymak (bir şeyi)
Onu düzenlemek, iyileştirmek, düzelt mek.
...
Hali kalmamak (bir şeye)
çok yorulmak, gücünü yitirmek; başka şey yapacak gücü kalmamak.
...
Hallaç pamuğu gibi atmak (bir şeyi, bir yeri)
Onu, orayı dağıtmak, her birini ayrı yere atmak.
...
Haram etmek (bir şeyi, birine)
Bir kimseye verilen bir şeyin yararlı olmamasını istemek Haram olmak (bir şey, birine)
...
Hararet vermek (bir şey, birine)
– Susatmak, susamasına yol açmak.
...
Harcı olmak (bir şey, birinin)
1. Birinin yapabileceği bir iş olmak. -2. Ancak o kimseye özgü bir iş olmak.
...
Harekete getirmek (birini, bir şeyi)
Onu kımıldatmak, canlandırmak.
...
Hasır attı etmek (bir şeyi)
Onu örtbas etmek, unutturmaya çalış mak, işleme koymamak; minder altı etmek.
...
Haşır neşir olmak (biriyle) (bir şeyle)
1. Onunla, onlarla kaynaşmak, sıkı fıkı olmak. -2. Onunla uğraşmak.
...
Hasret gitmek (bir yere, kimseye)
özlemini şektiği bir yeti ya da kimseyi göremeden ölmek.
...
Hasret kalmak (birine, bir şeye)
Onu çok özlemek, ona özlem duy mak.
...
Hatırına bir şey gelmesin
‘Sözüm, davranışım sana karşı değil, sen alınma.” anlamında.
...
Hatırından çıkarmamak (bir şeyi, birini)
Onu unutmamak.
...
Havaya savurmak (bir şeyi)
Onu savurganca harcayıp tüketmek.
...
Havsalası almamak (havsalasına sığmamak) (bir şeyi)
Onu, onun olabileceğini aklı bir türlü kabul etmemek; kafası almamak.
...
Hay aksi şeytan
bk. Aksi şeytan.
...
Hayalinden geçirmek (bir şeyi, birini)
Onu düşünmek.
...
Hayat vermek (bir şeye, birine)
Onu canlandırmak, ona canlılık ka zandırmak.
...
Hayatına (yaşamına) son vermek (biri, bir şey)
1. Kendini öldür mek, intihar etmek. -2. Kapatmak, bitirmek.
...