– kendini olduğundan çok değerli görmek
...
Arama Sonucu – "Kauçuktan yapılöış şey"
Kendini kaptırmak (bir şeye)
1. Birşeyin etkisinden kendini kurtara-mamak. -2. Giriştiği bir işe bütünüyle kendini vermek.
...
Kendini vermek (vurmak) (bir şeye)
1. Uğraştığı bir işe bütünüyle bağlanmak. -2. Bir şeyi yapmayı alışkanlık haline getirmek
...
Keyfini çıkarmak (bir şeyin)
Bir şeyden, bir şeyi yapmaktan çok zevk almak; ondan zevk alarak yararlanmak
...
Keyif vermek (bir şey birine)
1. Ona neşe vermek -2. Onu sarhoş etmek
...
Kilit vurmak (bir şeye)
1. Giriş şıkışı önlemek için bir yeri kilitlemek. -2. Bir yerin çalışmasına son vermek.
...
Kitabına uydurmak (bir şeyi)
Yasal olmayan bir işi yasalmış gibi gösterecek yol bulmak.
...
Kıran girmek (bir şeye)
insanlar yada hayvanlar arasında çok sayı da ölüme yol açan bir hastalık yayılmak. -2. Bir şey artık bulunmaz olmak. (Kars. Kıtlığına kıran girmek.)
...
kıymet, bir şeyin değeri
– paha, valör
...
Kolaşan etmek (bir şeyi)
Neler olup bittiğini anlamak için etrafı do laşmak.
...
konsey
– Yönetim görevi yüklenmiş kimselerden oluşan topluluk
– Bazı sorunları görüşüp tartışmak için toplanan meclis
– Fransızca. conseil
...
Kör şeytan (talih)
Kötü kader.
...
Korku vermek (bir şey, birine)
Onu korkutmak.
...
Köşeye çekilmek
Hiçbir işe karışmadan yaşamak.
...
Köşeyi dönmek
Kolay ydlardan, zahmet şekmeden kısa sürede zen gin olmak.
...
Kötüye kullanmak (bir şeyi)
– yetkisini yasalara aykırı yolda kullanmak
– birinin iyi davranışından istenilmeyen yolda yararlanmak
...
krizin çevrilmesi gereken şey
– fırsat
...
küçümseyici ve aşağılayıcı söz
– Pejoratif
...
Kulağına koymak (sokmak) (bir şeyi)
Söylenilenleri ileride hatırla yabilmek için çok iyi dinlemek.
...
Kulak asmamak (bir şeye, birine)
Onu dinlememek, ona önem ver memek. (Kars. Aldırış etmemek.)
...
Kulak tutmak (vermek) (bir şeye, birine)
– Merak edip dinlemek, işitmeye çalışmak
...
Kulp bulmak (bir şeye)
Onun kusurlu bir yanını bulup göstermek.
...
Kulp takmak (bir şeye)
Ona kusur, bahane bulmak.
...
Kurban etmek (birini, bir şeyi)
– Kendi çıkarı, yararı için bir şeyi ya da kimseyi harcamak.
– kendi çıkarı için birini veya bir şeyi feda etmek
– kurban kesmek
...
Kurban gitmek (bir şeye)
1. Suçsuz yere ölmek. -2. Zarar uğra mak.
...