– sıfat. Dul (kadın)
...
Arama Sonucu – "Kauçuktan yapılöış şey"
seyyid
1 .Hz. Hasanyn soyundan gelen. 2.efendi. 3.ağa. 4.başkan.
...
SEYYiDE
(Ar.) Ka. – (bkz. Seyyid). – Muhterem (kadın).
...
seyyie
– Kötülük
– Yanlış veya kötü bir davranış sonucu karşılaşılan kötü durum
...
Sineye çekmek (bir şeyi)
Bir zararı, kötü davranışı ya da sözü istemeye istemeye kabullenmek
...
Sinir olmak (birine, bir şeye)
Ona sinirlenmek öfkelenmek.
...
Sırt çevirmek (birine) (bir şeye)
– Bir şeye veya birine önem vermemek
– Bir şeyden veya bir kimseden desteğini, ilgisini kesmek
– Birine darılmak.
– Artık onunla ilgilenmez, ona yardım etmez duruma gelmek; ark ...
Sırtından çıkarmak (bir şeyi birinin)
Bütün giderleri ona (onlara) ödetmek yüklemek.
...
Sırtından sımak {birini, bir şeyi)
Onur sorumluluğunu üzerine alma mak
...
sokakta satış yapan seyyar tüccar
– işportacı
...
Söz açmak (bir şeyden, birinden)
– Onun hakkında konuşmaya başlamak; laf açmak.
...
Soz vermek (birine, bir şeye)
Herhangi bir şeyi yapacağını kesin olarak söylemek.
...
Sözü (bir şeye) getirmek
Konuşmayı asıl anlatmak istediği şeye doğru yöneltmek; lafı (bir şeye) getirmek
...
Su gibi bilmek (okumak) (bir şeyi)
Bir konuyu yanlışsız ve duraksa madan anlatmayı (okumayı) öğrenmiş olmak.
...
Su gibi ezberlemek (bir şeyi)
– yanlışsız okuyabilecek kadar ezberlemek.
...
Sünnet etmek (birini) (bir şeyi)
1. Erkelerin cinsel organının ucun daki sarkık deriyi kesmek. -2. Bir şeyi, bir bölümünü kesip vermek.
...
sunulan şey
– sunu
– ikram
...
Sürgit yapmak (bir şeyi)
Onu sürekli olarak yapmak.
...
Süsleyip püslemek (birini, bir şeyi)
Onu çok süslemek.
...
Süsü vermek (bir şeye, kendisine, bir şey)
Herhangi bir şeyde ya da kendisinde, belirli bir nitelik varmış gibi göstermek.
...
Tadında bırakmak (bir şeyi)
Güzel ve keyif verici olan şeyi aşırılığa kaşıp zevksizleştirmemek
...
Talim etmek (bir şeye)
– öğretmek, bilgi kazandırmak
– hep aynı şeyi yemek zorunda olmak
...
Tarih atmak (bir şeye)
Bir belgenin üzerine o günün (ya da ilgili gü nü) tarihini yazmak.
...
Tavır almak (takınmak, koymak) (bir şeye, birine)
Herhangi bir durum karşısında belirli bir davranış biçimini benimsemek.
...
Tefe koymak (tefe koyup çalmak) (birini, bir şeyi)
Onu alay konusu yapmak, beğenilmeyecek yönleriyle anlatmak.
...