– herhangi bir şey tekeli altında bulunmak, elinde tutmak, inhisarında olmak
...
Arama Sonucu – "Kauçuktan yapılöış şey"
Tekeline (tekellerine) almak (bir şeyi)
1. Ona tek başına sahip olmak. -2. Düşünce, sanat gibi toplumsal konulardan kendi görüşünü geşerli tek görüş olarak egemen kılmak.
...
Temize havale etmek (bir şeyi) (birini)
1. Sürüncemede kalan bir işi bitirivermek, kısa yoldan çözümlemek. -2, Mevcut yiyeceği bitirmek. -3. Onu öldürmek.
...
tepe tepe kullanmak (birini veya bir şeyi)
– sağlamlığına güvenilen şeyleri yıpranacağını düşünmeden, esirgemeden, sakınmadan hoyratça kullanmak
...
Tepetakla(k) etmek (bir şeyi)
Bir kimsenin toplumsal ya da ekono mik durumunu bozmak
...
Teraziye vurmak (bir şeyi)
Onu enine boyuna, iyice düşünmek.
...
Ters düşmek (bir şey bir şeye) (biriyle)
1, Aykırı durumda olmak. -2. Düşünceleri /önünden birbirine karşt olmak. (Kars. Aykırı düş mek.)
...
Tersine gitmek (bir iş) (bir şey, birinin)
1. Bir iş istendiği gibi sonuçlanmamak. -2. Bir işten, durumdan hoşlanmamak, onu garip karşılamak
...
Tersyüz etmek (bir şeyi)
– Bir süre kullanılmış olan giysilerin içini dışına çevirmek
– mec. değiştirmek
– mec. işleri bozmak
– mec. şüpheli duruma sokmak
...
teşeyyu
şiilik.
...
teseyyüb
dul kalma.
...
teseyyüp
– Kayıtsızlık, tembellik, ihmalcilik
– Ar. teseyyub
...
Teslim etmek (kendini birine) (bir şeyi)
1. Kadın kendini bir erke ğe vermek. -2. Onu doğru bulmak, kabul etmek
...
Tıka basa (doldurmak) (bir şeyi, bir yeri)
Onu, orayı hiç boş yer kalmayacak biçimde (doldurmak).
...
Tırpandan geçirmek (bir şeyi)
Bir şeyi ortadan kaldırmaya, yıkmaya çabalamak
...
Toz etmek (bir şeyi)
Onu ortadan kaldırmak, ezmek.
...
Toz kondurmamak (bir şeye, birine)
Bir şeyde, kimsede kusur ka bul etmemek, o şeyin kimsenin kusurlu gösterilmesine şiddetle karşı koymak.
...
Türküsünü çağırmak (birinin) (bir şeyin)
– Bir kimsenin tarafını tutup onun hoşuna gidecek söz söylemek ya da davranışta bulunmak.
– bir kimsenin hoşuna gidecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak.
– O şeyi ısrarl ...
Tuz (tuzla) buz etmek (bir şeyi)
Onu paramparça olacak biçimde kırmak
...
Tuzak kurmak (bir şeye) (birine)
1. Bir şeyi yakalamak için tuzak hazırlamak. -2. Bir kimseyi tehlikeli bir duruma düşürmek için düzen hazırlamak (Kars. çukurunu kazmak.)
...
Ucunda bir şey olmak
Düşünülen, uygulamaya konan bir işin aşık şa belirtilmeyen bir amacı olmak.
...
Ucunu bırakmak (bir şeyin)
Artık onunla ilgilenmemek.
...
Ucuz atlatmak (bir şeyi)
Tehlikeli ya da güç bir durumdan az bir zararla sıyrılmak; ucuz kurtulmak.
...
Ucuz kurtulmak (bir şeyden)
bk. Ucuz atlatmak.
...
Ucuza getirmek (mal etmek) (bir şeyi)
Onu ucuz fiyatla satın al mak.
...