O şey zamanla bir gereksinme/karşılamak
...
Arama Sonucu – "Kauçuktan yapılöış şey"
Yasak savmak (biri) (bir şey)
– bir nesne, bir gereksinimi geçici olarak karşılamak, şimdilik işe yaramak
– bir işi hatır için, gönülsüz olarak üstünkörü yapmak
– Verilmesi gereken bir armağanı ucuzundan, kolayın ...
Yaz boz tahtasına çevirmek (bir şeyi)
– Bir konuda art arda birbirini tutmayan kararlar alınmak
...
Yazık etmek (bir şeye, birine)
– boş yere zarar vermek
...
Yazık olmak (bir şeye, birine)
– Ona zarar verilmek; boşa gitmek. boş yere zarar verilmek
...
Yazıya dökmek (bir şeyi)
Onu yazı ile anlatmak
...
Yeğ tutmak (bir şeyi, bir şeye)
Onu dizelerinden üstün görmek, ter cih etmek.
...
YENiSEY
(Tür.) Er. – Eski SSCBde 3800 km uzunluğundaki ırmak.
...
Yer vermek (bir şeye) (birine)
– önemli saymak, saygı göstermek
– bir olaya yol açmak, imkan tanımak
– önemli bir görev vermek
– kendi yerini bir başkasına bırakmak
– kullanmak
– söz etmek, değin ...
Yerden yere çalmak (vurmak) (birini, bir şeyi)
1. Onu hoş olma yan sözlerle kötülemek, yermek. -2. Güreşte rakibini çok hırpalamak.
...
Yerine geçmek (biri) (bir şey)
1. Görevinden ayrılan bir kimsenin yerini doldurmak -2. Bir şey o anda bulunmayan başka bir şeyin yerine kullanılabilmek, onun görevini yapabilmek.
...
Yerine getirmek (bir şeyi)
Onu yapmak, gerçekleştirmek.
...
Yerine koymak (onu, bir şey, bir kimse)
Ona, söz konusu şey, kimse gözüyle bakmak, onu herhangi bir şey, kimse saymak.
...
Yeşil ışık yakmak (bir şeye, birine)
Ona, bir işin yapılmasına izin vermek
...
Yön vermek (birine, bir şeye)
Ona yeni bir biçim ve düzen vermek; istikamet vermek
...
Yüreği dayanmamak (bir şeye)
Herhangi bir acıklı durum karşısın da büyük bir act duymak; işi dayanmamak.
...
Yüze gülmek (biri) (bir şey)
1. Yapmacık olarak güler yüz göster mek. -2. iş aşan, ferahlık veren bir görünüşü olmak.
...
Yüzü tutmamak (bir şey söylemeye)
– haklı da olsa karşısındakini kıracak bir davranışta bulunmaktan çekinmek
– utanmak
...
Yüzünü şeytan görsün
– sevilmeyen bir kimseye karşı duyulan nefreti belirtmek için kullanılan bir söz
...
Yüzüstü bırakmak (birini) (bir şeyi)
– birini yapayalnız, kimsesiz, kötü bir durumda bırakmak
– bir işi zamanında yapmayıp savsaklamak, olduğu gibi bırakmak, ihmal etmek
...
Zam gelmek (bir şeye)
1. Bir malın satış fiyatı artmak. -2. Bir mad denin satış fiyatı artmak
...
Zamana bırakmak (bir şeyi)
– Bir şeyin daha iyi olabilmesi için uygun durum ve koşulların oluşmasını beklemek
...
zamanı geçmek (bir şeyin)
– o şey artık gerekli ve yerinde olmaktan çıkmak.
– mevsimi geçmek
...
Zapturapt altına almak (bir şeyi)
düzeni ve disiplini sağlamak.
...
Zihin yormak (bir şeye)
Bir konu üzerinde ayrıntılarına inerek dur mak.
...