O şey ona iyilik, şans, bereket getirmek.
...
Arama Sonucu – "Kauçuktan yapılöış şey"
Uhdesinde bulunmak (olmak) (bir şey, birinin}
O şey onun sorum luluğu altında olmak.
...
Uhdesine almak (bir şeyi)
Bir işi sorumluluğu altına almak, o işin yapılacağına dair söz vermek.
...
ümit (umut) bağlamak (bir şeye) (birine)
1. Onun olacağını um mak -2. istediği şeyin onun tarafından yapılacağını ummak
...
ümit kesmek (bir şeyden)
bk. Umut kesmek.
...
Umut kesmek (bir şeyden)
– umudunu kesmek
– bir şeyin artık gerçekleşemeyeceği inancına varmak, ummaz olmak
...
Un ufak etmek (bir şeyi)
1. Onu çok ufak parçalar, kırıntılar durumuna getirmek. -2. Onu dağıtmak, harap etmek.
...
ürküntü vermek (birşey birine)
– ürkütmek
...
üstün bulmak (görmek) (birini, bir şeyi)
Onu başkalarından ya da başka şeylerden değer!! bulmak (görmek).
...
üstün gelmek (birinden, bir şey den)
Birinden ya da bir şeyden daha başarılı olmak, daha ileri gitmiş olmak; galip gelmek.
...
üstünde olan şey
– zimmet
...
üstüne (üzerine) almak (bir şeyi)
1. Bir işi yapmayı kabul etmek. -2. Onu ödev edinmek. -3. Olumsuz bir sözün ya da kaba bir davranışın kendisi için söylenmiş ya da yapılmış olduğunu sanarak bun dan tedirginlik duymak.
...
üstüne (üzerine) geçirmek (bir şeyi) (birini)
1. Bir malın tapusunu kendi adına yazdırmak. -2. Evlat edindiği çocuğu nüfusuna yazdırmak
...
üstüne (üzerine) yıkmak (bir şeyi)
1. Bir suçu başkasına yüklemek, -2. Bir işin sorumluluğunu, ağırlığını başkalarına yüklemek.
...
Uygun bulmak (bir şeyi, birini başkasına)
Birinin başkasına ya da bir şeyin başka bir şeye uygun olduğu kanısında olmak.
...
Uygun gelmek (düşmek) (bir şey, birine)
1. Orta yakışmak, yaraç mak. -2. Ona uymak. -3. Elverişli olmak.
...
Uyku vermek (getirmek) (bir şey birine)
O şey onda uyuma isteği uyandırmak, o şeyin uyutucu özelliği olmak
...
Uyuz olmak (birine, bir şeye)
– uyuz hastalığına yakalanmak
– mec. birine, bir şeye sinirlenmek.
...
vergi idaresinden görüş almak için talep edilen şey
– özelge
...
Yabana atmak (bir şeyi)
– önem vermemek, önemsiz görmek
...
Yakasını kaptırmak (bir şeye, birine)
Kendisini bir şeyden, bir kimseden kurtaramamak.
...
Yakasını kurtarmak (bir şeyden, birinden)
Kötü bir işten ya da sıkıcı bir kimseden kurtulmak.
...
yapılmış şeyler
– mamulat
...
Yar etmemek (birini, bir şeyi birine)
O şeyin, onun olmasına izin vermemek.
...
Yar olmamak (bir şey, biri, birine)
O şey onun işine yaramam hayrı dokunmamak
...