Gördüğü iyiliği ya da kötülüğü karşılık sız bırakmamak. ...
Arama Sonucu – "Kauçuktan yapılöış şey"
Aman aman bir şey olmamak
Herkesin beğeneceği bir şey olmamak. ...
Aman vermemek (birine, bir şeye)
1. Onu rahat bırakmamak, -2. Ona acımamak, merhamet etmemek. ...
Ananın ak sütü gibi helal etmek (bir şeyi)
Onu karşılıksız olarak bağışlamak. ...
Ara vermek (bir şeye)
Dinlenmek için o şeyi (işi) bir süre bırakmak; duraklamak, kesmek. ...
Ardına düşmek (birinin, bir şeyin)
1. Herhangi bir amaçla onun ar kasından gitmek, peşini hiç bırakmamak. -2. ,Bir işi sonuçlandırmak için sürekli uğraşmak. ...
Arkasını (birine, bir şeye) vermek
Bir kimsenin koruyuculuğundan güç almak ona dayanmak yaslanmak. ...
Arkasını çevirmek (birine, bir şeye)
– Onunla ilgilenmez olmak, ona önem vermemek ...
Arkasını dayamak (birine, bir şeye)
Güçlü bir kimsenin koruyuculuğunda olmak; sırtını dayamak. ...
Asabına dokunmak (asabını bozmak) (biri, bir şey)
– sinirine dokunmak
– O kimse, şey sinirlenmesine yol açmak. ...
Aşağı görmek (saymak) (birini, bir şeyi)
Onu beğenmemek, küçümsemek. ...
AşEY
Gaziantep yöresine özgü bir halkoyunu ...
Aşığa vurmak (bir şeyi)
1. Gizli kalması gereken bir şeyi aşıkla mak, belli etmek. -2. Bir davranış her şeyin belirtisi olmalı. ...
Aşıklısı olmak (bir şeyin)
O şeyin meraklısı, tutkunu, düşkünü olmak. ...
Askıda bırakmak (bir şeyi)
Bir sorunu çözüme kavuşturmamak; tereddütte bırakmak, sonuçlandırmamak. ...
Askıya almak (bir şeyi)
– altı boşalıp desteği kalmayan yapıyı dikmelerle boşlukta tutarak yıkılmaktan kurtarmak
– oturmuş veya batmış bir gemiyi yüzdürmek için başka teknelere asarak kaldırmak
– mec. bir i ...
astral seyahat
– Uyku sırasında ruhun bedeni terk ederek başka bir boyuta geçmesi ...
Ateş açmak (birine, bir şeye)
– ateşli silahla mermi atmaya başlamak ...
Ateş etmek (birine, bir şeye)
Ona silahla mermi atmak. ...
Ateşe tutmak (bir şeyi) (bir yeri, kimseyi)
1. Onu biraz ısıtmak. -2. Ona ateşli silahla saldırmak. ...
Ayağına geçirmek (bir şeyi)
Pantolon, pijama vb’yi giymek. ...
Ayak uydurmak (birine, bir şeye)
– yürüyüşte adım atışını başkalarınınkine uydurmak
– ayak açmak
– mec. kendi gidiş ve davranışını başkasınınkine benzetmek ...
Ayaklar attına almak (bir şeyi)
önemli, kutsal, değerli şeyleri şiğne mek, hişe saymak. ...
Ayakta tutmak (bir şeyi) (birini)
1. Ortadan kalkmasının, çökmesinin önüne geçmek, sürekliliğini sağlamak. -2. Sağlıklı olmasını, iş yapabilmesini sağlamak. ...
Ayda yılda bir namaz, onu da şeytan komaz
“çok seyrek olarak iyi bir iş yapmaya kalkar, fakat bir bahane bularak ondan da cayar.” anlamında. ...