hayırsız evlat.
...
Arama Sonucu – "Lisanı hal"
ne hali varsa görsün
Yanlış bir yolda olduğu iddia edilen bir kişinin sö2 dinlenmezliği karşısında artık onun kendi başına bırakıldığını an latır.
...
NEVNiHAL
(Fars.) Ka. – Taze fidan, ağacın taze sürgünü.
...
nihal
fidan.
...
nihale
– Sofrada kullanılan, tencere, çaydanlık veya tava altlığı
...
ohal
– Olağanüstü hâl ‘in kısaltması
– Sıkıyönetimden önce, sonra veya bundan tamamen bağımsız olarak kanunla belirtilen olağanüstü yetkilerin sivil yönetime verilmesi ve kullanılması dur ...
olağanüstü hal
– Sıkıyönetimden önce, sonra veya bundan tamamen bağımsız olarak kanunla belirtilen olağanüstü yetkilerin sivil yönetime verilmesi ve kullanılması durumu
...
Orta halli
Ne çok iyi, ne de çok kötü; ne zengin, ne yoksul.
...
pabuç pahalı
– birinin uğraşmaya kalktığı kimsenin, kendinden güçlü çıkması durumunda söylenen bir söz
– herhangi bir durum veya girişilen işin sonunda zararlı çıkma ihtimali bulunduğunu belirten bir s ...
pahalanmak
– (nsz) Pahalı duruma gelmek, fiyatı artmak, pahalılaşmak
...
pahalı
– sıfat. Fiyatı yüksek olan, ucuz karşıtı
...
perişanhal
hali perişan olan.
...
şEHALEM
(f.a.i.) Er. – Evrenin hükümdarı.
...
serv-i nihal
1 .fidan gibi düz servi. 2.servi boylu güzel.
...
slavlardan bir halk
– rus, çek, leh, sırp
...
tahallüs
1.kurtulma. 2.şiirde mahlas kullanma.
...
tebhal
uçuk.
...
tehallüf
uygunsuzluk, uymama.
...
tehallüs
mahlas kullanma.
...
tehalüf
– Aykırılık
– uygunsuzluk, uymama
– farklılık.
...
tehalük
can atış, can atma, atılma, çok arzu etme.
...
terceme-i hal
– Hal tercümesi, bir kişinin hayatını anlatan eser, biyografi.
– Hal ve hayatını anlatma. Biyografi.
...
tercümeihal
– Öz geçmiş
...
tırhallı
– sıfat. Aynı şartlar altında bulunanların aynı durumda olduklarını anlatmak için söylenen tırhallı, hep bir hâlli deyiminde geçen bir söz
...
Ucuz pahalı
Fiyatın düşük ya da yüksek olmasına bakmadan
...