– idadiye
...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
Osmanlıda üç aylık
– ulufe
...
Osmanlılarda ilmiyenin giydiği bir tür üstlük
– Lata
...
osmanlının saray mektebi
– enderun
...
Ot yoldurmak (birine)
Onu çok zor bir işe koşmak, çok uğraştırmak
...
Otama
– Otamak işi, tedavi
...
otlanmak
– (nsz) Hayvan otlamak
– argo Para ve emek harcamadan başkalarının sırtından geçinmek.
– Başkalarının sırtından geçinmek.
– Ot yemek, yayılmak.
...
otlatma sistemi
– Bir meradan beklenen en fazla yararı, özellikle bitki örtüsüne bir zarar vermeden elde etmek ve bununla birlikte meranın her tarafının aynı derecede otlatılmasını sağlamak için uygulanan bir o ...
otoman
– Bir tür ipekli kumaş.
– Sedir biçiminde kanepe.
...
otomasyon
– Özişler.
– özdevinim
– Fr. automation
...
otomat
– Canlı bir varlığın yapabileceği bazı işleri yapan mekanik veya elektrikli araç.
– Sıcak su verecek biçimde hazırlanmış, hava gazı ocaklı cihaz.
– Yapılarda, merdivenleri aydınlatac ...
otomatik
– sıfat. Mekanik yollarla hareket ettirilen veya kendi kendini yöneten (alet)
– İrade dışında yapılan (davranış)
– Fransızca. automatique
...
otomatikman
– zf. Otomatik olarak
– Fr. automatiqement
...
otomatizm
– Bir cihaza, bir alete otomatik bir işleyiş kazandırmak için gerekli olan düzen
– Fr. automatisme
...
Oturup kalkmak (biriyle)
Onunla birlikte hareket etmek davranışları nı onunkine benzetmek
...
outside margin
dış kenar boşluğu
...
Oyalamak
1. -i Belirli bir süre birinin dikkat ve ilgisini başka bir şey üzerine çekmek, meşgul etmek
2. Vakit kazanmak için aldatmak
3. Eğlendirmek, hoşça vakit geçirtmek
4. Bekletmek
...
oyalanmak
– (nsz) Oyalama işine konu olmak
– Boşuna zaman harcamak.
– Vakit geçirmek
...
oylamada olumlu ya da olumsuz cevap vermeyen
– çekimser
...
oylanmak
– (nsz) Oylama işi yapılmak
– Boş yere vakit geçirmek, oyalanmak.
– Düşünmek, geçmiş bir olayı anımsamak.
– Oyalanmak, boş yere zaman geçirmek.
...
oylaşma
– müzakere
...
oymak
– Aşiret.
– İzcilikte küçük birlik
– Hemen hemen benzer veya aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu’nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri.
-i Keskin, sivri uçlu bir ci ...
OYMAN
(Tür.) Er. – Görüş, düşünce sahibi.
...
oyulgalanmak
– (nsz) hlk. Kumaş gelişigüzel dikilmek.
– Birikmek, sıralanmak
...
Oyun çıkarmak
1. Sporcular iyi ya da kötü oynamak. -2. Yeni bir oyun bulmak.
...