– Dinlenmek
...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
saçaklanmak
– (nsz) Kenarları saçak gibi olmak
...
saçalanmak
– (nsz) Saçılmak, dökülmek
...
Saçı başı ağarmak
Yaşlanmak, ihtiyarlanmak
...
Saçına başına bakmadan
ilerlemiş yaşından utanmadan, yaşlı biri olduğu halde, yaşına yakışmaz biçimde.
...
saçma
– Saçmak işi.
– den. Bir tür balık ağı, serpme ağ.
– Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi
– sf. mec. Akla uygun olmayan, p ...
saçma sapan söz
– absürt, abuk
...
saçma söz
– abuk
...
Saçta ayırma yeri
– yiv
...
şad olmak
– sevinmek, memnun ve mutlu olmak
...
sademat
1.sadmeler, çarpmalar, darbeler. 2.musibetler.
...
sadır olmak
1.çıkmak, meydana gelmek. 2.imzadan çıkmak.
...
şadman
sevinçli.
...
şadmani
sevinç.
...
Sadrazamlık makamı
– sadaret
...
şADUMAN
(Ar.) Ka. – Sevinçli, neşeli, memnun.
...
saf dışı bırakma
– ekarte
...
saf dışı bırakmak
– ekarte
– elimine
...
Saf madde
Fiziksel yollarla kendisinden başka maddelere ayrışmayan madde
...
şafak atmak (birinde)
Birden, içinde bulunduğu durumun güçlügünü kavrayıp korkmak
...
Saflık, masumluk
– Temizlik, safiyet
– Hulus, halislik, masumluk
– safvet, saffet, arılık
...
Sağ gösterip sol vurmak
Yanıltmak, aldatmak. Sağ gözünü sol gözünden kıskanmak
...
Sağ yapmak
– Direksiyonu sağa doğru çevirmek, sağa yöneltmek
...
Sağa sola bakmamak
çevrede olup biterlere aldırmamak
...
Sağı solu (belli) olmamak
önceden nasıl davranacağı kestifilemeyecek bir karakterde olmak.
...