önemli bir kimseyi, cenazeyi, göndere şekilen bay rağı selamlamak için durmak
...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
self service machine
otomatik hizmet makinesi
...
SELMA
(Ar.) Ka. 1. Barış içinde bulunma, huzur, erinç. 2. Güzel, hoş (kadın).
...
SELMAN
(Ar.) Er. – Barış içinde bulunma, huzur, erinç.
...
SELMANi
(Ar.) Er. – Niyaz kabul eden derviş. iran isfahanından olup, Rasulullahla birlikte islami mücadelede üzerine düşeni fazlasıyla yapmış büyük mücahid ve sahabi. Selman-ı Farisiye nispetle bu ad k ...
sema
gökyüzü.
...
semacet
çirkinlik.
...
semafor
– Demir yollarında gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren alet.
– İki gemi veya gemi ile kıyı istasyonu arasında haberleşmede kullanılan üç kollu işaret ...
semahane
– Mevlevi tekkelerinde dervişlerin sema yaptıkları özel bölüm
...
semahat
– esk. Cömertlik.
– Cömertlik, el açıklığı, iyilikseverlik
...
SEMAi
(Ar.) Er. 1. Semaya, göğe havaya ait. 2. Gökten düşmüş. Allah tarafından olan, ilahi. 3. – işitme esasına dayalı olarak öğrenilen, (bkz. Semavi).
...
şemail
huylar, tavırlar.
...
seman
– anatomi. Diş köklerini kaplayan sert madde.
– fizik. Bir metalle temas durumunda ısıtılan ve yüksek sıcaklıkta ayrışarak taşıdığı elementlerden bir veya birçoğunu o metalin yüzeyine yaya ...
SEMANE
(Fars.) Ka. – (bkz. Seman).
...
SEMANiYE
(Ar.) Ka. – Sekiz. (bkz. Seman).
...
semantics
anlambilim
...
semantik
– Anlam bilimi
– sıfat. Anlam bilimsel
– Fransızca. sémantique
...
semanun
seksen.
...
şemate
şamata.
...
şematik
– sıfat. Şema biçiminde olan
– Fransızca. schématique
...
semavat
– Gökler, gök katları
– din. Her bir katında seviyelerine göre ruhların ve meleklerin bulunduğuna inanılan yedi kat sema, semalar
...
semavi
– sf. esk. Gökle ilgili, göğe iliçkin
– Tanrı’dan gelen, ilahi.
...
semavi kitap
– Allah Teala’nın insanları irşad etmeleri için gönderdiği peygamberlere, insanlığa tebliğ etmek üzere indirdiği kitablar
...
SEMAZEN
(a.f.i.) Er. – Sema yapan, törenle dönen mevlevi.
...
semi-automatic numbering
yarı-otomatik numaralandırma
...