talan etmek, yağmalamak.
...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
Yağma gitmek
Bir şey çok alıcı bulmak, çok satılmak
...
Yağma Hasana’ın böreği
Hakkı olmayan kişilerin bile üşüşüp yarar landıkları şey işin kullanılır.
...
Yağma yok
“öyle şey olmaz, öyle yapamazsın, kimse razı olmaz, anlamında.
...
yağmager
yağmacı.
...
yağmalamak
-i Yağma etmek.
– çapullamak
– talan etmek
– talanlamak
...
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
Güç bir durumdan kurtulayım derken daha kötüsüyle karşılaşmak.
...
yahudi mahallesi
– getto
...
yakalayıp çekerek almak
– kapmak
...
Yakası açılmadık
Kimsenin bilip kullanmadığı (küfür, aşık saşık söz).
...
Yakasına asılmak (sarılmak, yapışmak)
Hesap sormak ya da istedi ğini almak için bir kimseyi sürekli rahatsız ötmek. (Kars. Ensesine yapışmak.)
...
Yakasını bırakmamak
istediğini alıncaya dek ısrar etmek; peşini bı rakmamak.
...
Yakasını kaptırmak (bir şeye, birine)
Kendisini bir şeyden, bir kimseden kurtaramamak.
...
Yakasını kurtarmak (bir şeyden, birinden)
Kötü bir işten ya da sıkıcı bir kimseden kurtulmak.
...
Yakayı kurtarmak (sıyrılmak)
istemediği halde bulunduğu bir yer den, tehlikeli bir isten, yapışkan birinden kurtulmak.
...
Yakışık almak .(almamak)
Bir davranış yerinde bir şey olmak (olma mak), uygun düşmek (düşmemek).
...
Yalan atmak (kıvırmak)
– Yalan söylemek
...
Yalan çıkmak
Bir haberin , sözün yalan olduğu anlaçılmak.
...
Yalan kıvırmak
bk. Yalan atmak.
...
Yalancı çıkmak
1. istemeyerek, bilmeyerek yalan söylemiş olmak, ya da verdiği sözü tutamamak -2. Yalancılığı ortaya çıkmak.
...
Yalancısı olmak (birinin)
Bir yalanı başkasından duyarak söylemiş olmak.
...
yalanmak
– (nsz) Yalama işi yapılmak veya yalama işine konu olmak
– Kendini yalamak
...
yalazlanmak
– (nsz) Ateş alevli bir biçimde yanmak
...
yaldızlanmak
– (nsz) Yaldızlama işi yapılmak veya yaldızlama işine konu olmak
...
YALMAN
(Tür.) Er. 1. Kılıç, kama, bıçak, mızrakın ağzı veya ucu. 2. Sarp, dik. Eğik, eğinik.
...