Sağa sola sallanarak yürümek.
...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
yalpalanmak
– (nsz) Sallanmak, bir o yana bir bu yana gidip gelmek
...
yaltaklanmak
– (nsz) Birine hoş görünmek için onursuzca davranmak, dalkavukluk etmek, tabasbus etmek
...
Yalvar yakar olmak
çok yalvarmak.
...
Yalvarıp yakarmak
çok yalvarmak.
...
Yama gibi durmak
Bulunduğu yere hiç uygun olmamak, eklendiği belli olmak, sırıtmak
...
Yama küçük ama delik büyük
“ihtiyaç ya da zarar çok, ama bunu karşılayacak olanaklar az.” anlamında.
...
Yama vurmak
Delik, yırtık bir şeyi yama ile Onarmak
...
YAMAç
(Tür.) Er. 1. Dağın ya da tepenin herhangi bir yanı. Karşı. Yan. 2. Yakın. 3. Bedel, karşılık.
...
yamalanmak
– (nsz) Yama ile onarılmak, yama vurulmak
...
Yamalı bohça
– Birbirine uymayan, tutarsız, uyarsız.
...
YAMAN
(Tür.) Er. 1. Kötü, korkulan, şiddetli. 2. Cesur, güçlü. 3. işbilir, kurnaz, becerikli.
...
YAMANER
(Tür.) Er. – Güçlü, cesur erkek.
...
YAMANöZ
(Tür.) Er. – özü güçlü olan.
...
Yan bakmak (birine)
Ona kötü amaçlarla bakmak, onun hakkında kötü düşünmek
...
Yan basmak (bir işte)
1. Aldanmak -2. Kaypak davranmak, Oyun bozanlık etmek
...
Yan gelip yatmak
Yapılması gereken işleri bırakarak rahatına bak mak.
...
Yan gözle (bakmak)
Sezdirmeden, göz ucuyla (bakmak).
...
Yan tutmak
Taraflardan birini benimseyip desteklemek, tarafsız kalmamak; taraf tutmak.
...
Yan yan bakmak
öfkeyle, düşmanca duygularla bakmak.
...
Yana çıkmak (birinden)
Ona desteklemek; onun tarafından çıkmak, ona arka çıkmak
...
Yanağından kan damlamak
çok sağlıklı olduğu yüzünün renginden anlaçılmak; yüzünden kan damlamak.
...
Yandım Allah şağırmak
çok sıkıntılı durumda olmak.
...
yangılanmak
– (nsz) Bir doku veya bir organda iltihap oluşmak, iltihaplanmak
– Hastalık ateşiyle dudakları uçuklamak, halsiz düşmek.
– Dert yanmak.
– bk. yankulanmak.
...
Yangından mal kaçırır gibi
Telaşla, ivedilikle ve herkesten gizlemeye çalışarak; gümrükten mal kaçırır gibi.
...