– Yaymak işi.
– Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi
– Otlama, yayılma
– Hayvan sırtına iki taraflı konulan büyük, dolu tek çuval.
– Sarmayı vuranın, ağırlığını altt ...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
yaymaca
– Propaganda
...
yaymacı
– Pazarlarda veya sokaklarda sergi açıp ufak tefek eşya veya hırdavat satan kimse
– Gezgin satıcı.
...
yaymak
-e, -i Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek
-e, -i Birçok kimseye duyurmak
-e, -i Çevreye dağılmasına sebep olmak
-i Sınırı genişletmek
-i Koyun, inek vb.ni otlatmak.
-i Dağını ...
yazdırmak
-e Yazma işini yaptırmak
...
yazdırtmak
-i Yazdırma işini yaptırmak
...
yazı makinesi
– Tuşlara parmakla vurulduğunda harflerin boyalı bir şerit yardımıyla kâğıt üzerine çıkması temeline dayanan, mekanik veya elektrikle çalışan türleri bulunan makine, daktilo, daktilo makinesi
...
Yazık olmak (bir şeye, birine)
– Ona zarar verilmek; boşa gitmek. boş yere zarar verilmek
...
yazıklanmak
– (-e) Üzülmek, acınmak, esef etmek, teessüf etmek
...
yazılı anlaşma – YAZILI ANLAŞMA
– sözleşme, kesene
...
yazılı yoklama
– Yazılı sınav
...
yazılmak
– Yazma işi yapılmak
– Kendini bir yere yazdırmak, kaydolmak
-e, mecaz. Birine tutulmak, sevmek.
– Yayılmak, dağılmak, dağıtılmak.
...
yazışma
– Bir konuda karşılıklı yazı yazma, haberleşme, muhabere
– mükâtebe
– Herhangi bir konuda, karşılıklı olarak yazı ile bildirişim.
...
yazışmak
– Yazılı olarak haberleşmek, birbirine yazmak.
...
yazlama
– Yazlamak işi.
– Yazın göçülen ya da gezmeye gidilen yüksek, serin yer, yayla
– İki yaşında keçi.
...
yazlamak
– Yazı bir yerde geçirmek.
– halk ağzında. Bahar gelmek
– yaylamak
...
yazma
– Yazmak işi, tahrir, kitabet, inşa
– Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.
– halk ağzında. Kabakulak.
– Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. ...
yazma eser
– Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde, elle yazılmış eser.
...
yazma nüsha
– Yazma
...
yazma yitimi
– ruh bilimi. Ellerinde, parmaklarında hiçbir sakatlık olmamasına karşın ruhsal sebeplerle yazma melekesini yitirme, agrafi
...
yazmacı
– Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse
– Yazma satan kimse
...
yazmacılık
– Yazmacının işi
...
yazmak
-i Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak
-i Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek
-de Yazar olarak görev yapmak.
– nesnesiz. Yazı ile bildirmek, haber vermek
-i Bir bilim veya edebiyat ...
yazman
– Özel kuruluş veya kamu kurum veya kuruluşlarında haberleşmeyi sağlayan, yazışma yapabilen görevli, kâtip, sekreter.
– Özel kuruluş veya kamu kurum veya kuruluşlarında yazışmalardan sorum ...
yazmanlık
– Yazmanın görevi, kitabet.
– Yazmanın makamı, kâtiplik, sekreterlik.
...