– hlk. Süpürge otu.
– Çam, ardıç, ladin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları.
– Çalılık ve sık otlu yerler
– Sarı, kırmızı çiçek açan, ufak yapraklı, arıların çok sevdiği bir ...
Arama Sonucu – "Pür şürud şebab"
PüRFER
(Fars.) Ka. – çok parlak, aydınlık.
...
purge
temizlemek
...
pürhiddet
– sıfat, eskimiş. Hiddetli
...
pürhun
kan dolu, kanlı.
...
pürist
– dil b. özleştirmeci
– Fr. puriste
...
püriten
– sıfat. Kutsal kitapları yeniden ve değişik bir anlayışla okumaya özen gösteren
...
pürizm
– özleştirmecilik.
– Fr. purisme
...
pürmelal
– sıfat, eskimiş. Hüzünlü, üzüntülü.
– sıfat, eskimiş. Sıkıntılı.
...
pürmüz
– Genellikle metalleri lehimlemede kullanılan, güçlü alev çıkaran, benzin veya gazla çalışan araç
...
pürneşe
– sıfat, eskimiş. Neşeli
...
puro
– Yaprak sigarası
...
purpose
amaç
...
pürsıhhat
– sf. esk. Sıhhatli, sağlıklı.
– Far. pur + Ar. ¹i§§at
...
pürsükut
derin sessizlik içinde.
...
pürtelaş
– sıfat, eskimiş. Telaşlı.
– zarf, eskimiş. Telaşlı olarak
...
pürtük
– Herhangi bir şeyin üzerindeki çıkıntı biçiminde küçük kabarcık
– Çok küçük parça, tanecik.
...
pürüz
– Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur
– mecaz. Engel, güçlük
– Kavga, doğuş çıkaran adam.
...
pürüzalır
– Bir borunun ağzına biçim vermek, genişletmek veya çapaklarını, pürüzlerini almak için kullanılan, çevresinde kesici yüzü bulunan alet, rayba
...
pürüzleme
– Yüzey işlemi uygulanacak yüzeye, gerektiğinde pürüzlülük kazandırmak amacıyla yapılan işlem.
– Pürüzlemek işi.
...
pürüzlemek
-i Yapılarda sıva, alçı veya boyanın daha iyi tutmasını sağlamak amacıyla yüzeyi pürüzlü duruma getirmek
...
pürüzlü
– sıfat. Pürüzü olan
– sıfat. Boğuk ve bozuk (ses)
– sıfat, mecaz. Karışık, güç (durum, iş)
– skabr
...
pürüzsüz
– sıfat. Pürüzü olmayan
– sıfat. Düzgün (ses)
– zarf. Hatasız, takılmadan
...
pürz
hav, kumaş havı.
...
Saçını süpürge etmek
– Kadın ailesi ya da ailesinden biri uğruna elinden geleni yapmak, büyük bir özveriyle çalışmak
– kadın özveri ile çalışıp hizmet etmek
...