gönüle rahatlık veren.
...
Arama Sonucu – "Saf, halis"
safahat
– Evreler, safhalar, aşamalar.
...
şafak
– Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık
– Askerler arasında terhis için kalan gün sayısından önce söylenen bir söz
– Alın.
– Atın başına hakim olamaması.
– Güneş doğmad ...
şafak atmak (birinde)
Birden, içinde bulunduğu durumun güçlügünü kavrayıp korkmak
...
şafak sökmek
Sabaha karşı, gece karanlığı yok olup ortalık aydınlanmaya başlamak
...
şafakgün
– şafak renkli, kızıl.
– Şafak-gûn
...
şAFAKNUR
(Ar.) Ka. – şafak aydınlığı.
...
safari
– Afrika’nın doğusunda toplu olarak yapılan vahşi hayvan avı
– Toplu olarak ava çıkma
– Katılımcıların vahşi hayatı yerinde görmelerini sağlayan turistik gezi
– Genellikl ...
safbeste
sıralanmış, sıra olmuş.
...
safder
düşman saflarını yaran, savaşçı.
...
safderun
1 .saf, yüreği temiz. 2.ebleh, bön.
...
safderunane
. safça.
...
safdil
1 .yüreği temiz. 2.saf.
...
safdilane
1.yürek temizliği ile. 2.safça.
...
safdillik
1.yürek temizliği. 2.saflık.
...
SAFER
(Ar.) Er. l. Hicri takvimde ikinci ay, sefer. 2. Temiz yürekli, dürüst kimse.
...
safety ring
güvenlik halkası
...
SAFEVi
(Ar.) Er. – Safı adındaki kimsenin soyundan olan, Fars hükümdarı şah ismailin soyu.
...
saff
sıra, dizi, saf.
...
saffet
– Saflık, temizlik, arılık, safvet, temiz olma durumu, nezafet
...
safha
– Evre
– fizik. Faz.
...
safi
– sf. Katıksız, duru, temiz.
– Net.
– zf. Yalnız olarak, yalnız, sadece.
– Katıksız, saf, arı.
...
şafi
şefaatçi.
...
SAFiGüL
(a.f.i.) Ka. – Gül gibi, katıksız, saf, duru, temiz.
...
SAFiH
(Ar.) Er. 1. Gökyüzü. 2. Yassı ve düz halde bulunan şey.
...