– Damla durumunda tane tane düşmek
– (nsz) İçindekini damla damla akıtmak
– (nsz, -e) mec. Bir yere çağrılmadan, çekinmeden gitmek, çıkagelmek
– Akla gelmek, bir şeyi olmadan ö ...
Arama Sonucu – "Spor da dış"
damlasakızı
Bir tür sakız
...
DAMLATAş
Antalya’da tanınmış bir mağara
...
damlatmak
-e, -i Damla damla akıtmak
-i Damıtmak
...
damlaya damlaya göl olur
– azar azar olagelen şeyler birikerek önemli bir niceliğe ulaşacağı için küçümsenmemelidir
...
Damoktesira (Demoktes’in) kılıcı (gibi)
Olumsuz durumlarda gerçekleşme olasılığı bulunduğunu hissettiren tehdit.
...
damper
– Bir şasinin üzerine takılmış, inip kalkan kasası olan, kendinden hareketli, yükü boşaltan düzen
...
damping
– ucuzluk
– düşürüm
...
damsız
– sf. Damı olmayan
– zf. Yanında bayan olmadan
...
DAMUR, AMORAZA
Bir tür suni ipekli kumaş
...
dan
– Hayret, teaccüp
– Şaşılacak şey, hayrete şayan. Şaşma, şaşılacak şey.
– Sabah vakti, tan.
– İç donu, pantalon.
– İstek.
– Judo ve karatedeki en üst derecelere ver ...
dana
inek yavrusu
...
dana
bilgili, iyi bilen.
...
danadili
– Sayfaların dar olan üst kenarından birleştirilmiş bir cönk türü.
...
Dananın kuyruğu kopmak
Beklenen ya da korkutan durum gerçekleşmek.
...
dandik
– sıfat, argo. Düşük nitelikli.
– sıfat, argo. Düzmece.
...
dane
– Kuş yemi.
– Başörtüsü, yemeni, yazma.
– Kirişlerin üzerine konulan ufak direk.
– Den, dane. bk. tane
– Savaşta hedefleri dövmek için kullanılan gülle, mermi.
– Ta ...
danende
bilen.
...
DANG
Başta, kaslarda, oynaklarda ağrılar yapan, vücutta kızıl lekeler gösteren, ateşli ve bulaşıcı bir hastalık.
...
dangadak
– zarf. Ansızın.
– zarf. Damdan düşer gibi
...
dangalak
– teklifsiz konuşmada. Akılsız, düşüncesiz kimse
...
dangıl dungul
– zarf. Kaba saba, yersiz ve lüzumsuz bir biçimde.
– zarf. Gelişigüzel
– sıfat. Kaba saba
...
dangırdamak
– Yüksek sesle, bağıra bağıra konuşmak
...
dango
– Büyük zil.
...
Danimarka dili
– Danca
...