– sıfat. İstediğini yaptırmada baskı uygulayan, direten, empoze eden
...
Arama Sonucu – "Spor da dış"
dayatmak
-e, -i Dayama işini yaptırmak.
– Kendi istediğini yaptırmakta direnmek
-e Başkasının isteğine karşı koymak
-e, -i Bir şeyi zorla kabul ettirmek, empoze etmek
– Alıkoymak.
...
daye
dadı.
...
dayin
alacaklı.
...
DAYiN-DAiN
Borç veren
...
DAYiNE-MARYA
Dişi koyun
...
dayı
– Annenin erkek kardeşi
– sıfat, halk ağzında. Cesur, yiğit.
– ünlem, halk ağzında. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü
– mecaz. Kayırıcı
– argo. Kabadayı.
– ...
dayılanmak
– Güç gösterisinde bulunmak
– Büyüklenmek, böbürlenmek.
– Güvenmek, başkasının himayesine, yardımına sığınmak.
...
dayızade
– eskimiş. Dayı oğlu
...
daylak
– halk ağzında. Dişi deve.
– sıfat, halk ağzında. Çıplak
– Yularsız, başıboş, salma deve ve at.
– Sakalı, bıyığı çıkmamış delikanlı.
– İnce uzun boylu kimse.
...
DAZ
çıplak toprak
...
dazkır
– coğrafya. Ot bitmeyen, tuzlu, kıraç, kurak, yarı bozkır, yarı çöl özelliği gösteren yer
...
dazkırı
– Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
...
dazlak
– sıfat. Başında saçı olmayan (kimse, baş), daz
– Saçsız, kel.
– Üzerinde ot bitmemiş (yer).
...
dazlamak
– Güç beğenmek, güç beğenir olmak
– Ayıplamak, kınamak
...
debriyaj pedalı
– Kavrama pedalı
...
decisional database
karar düzeyi veritabanı
...
dedantör
– Ocak, fırın, soba vb. araçlarda kullanılan likit gazın akışını düzenleyen aygıt
– Fransızca. détendeur
...
DEFTERDAR
Bir ilin en yüksek maliye görevlisi
...
defterdar
1 .ildeki en üst düzey maliye yetkilisi. 2.maliye bakanı.
...
defterdarlık
– Defterdar olma durumu.
– Defterdarın makamı.
– Defterdarın görevi.
– Defterdarın çalıştığı yapı
...
degradation
bozulma
...
DEKADAN
Aşırı sembolist sanatçılara verilen isim
...
dekadans
– çöküş
– Fransızca. décadence
...
deli dana hastalığı
– Büyükbaş hayvanlarda görülen, bulaşıcı ve öldürücü bir hastalık
...