Kötü bir şey olmadığını görerek, öğrenerek ferahla mak.
...
Arama Sonucu – "Terbiye etme edeplendirme"
işine etmek (sıçmak) (bir şeyin)
Onu kötü bir duruma getirmek.
...
iskan etmek
– ev, yurt kazandırmak.
– boş bir yere insan yerleştirmek
...
iskandil etmek
– deniz derinliğini ölçmek.
– soruşturmak, araştırmak
– mecaz. bir işin içyüzünü araştırmak, bilgi toplamak.
– argo. gözetlemek
...
iskat etmek
susturmak.
...
işletme defteri
– Yalnız gelir ve giderlerin yazıldığı defter.
...
işletmen
– bilişim. Bilgisayar vb. teknik aletleri işleten kimse, operatör
– Bir makineyi, örn. bir bilgisayar dizgesini işleten kişi. Bu görevi uğraş edinmiş kişi.
– genel uygulayım: Uygulay ...
isnat etme
– bk. isnat etmek
...
isnat etmek
– dayandırmak
– iftira etmek
...
iştial etmek
– tutuşmak, parlamak, alevlenmek
...
istiane etmek
– yardım istemek
...
istiap etmek
– içine almak, sığdırmak
...
istibat etmek
– uzaksamak, ıraksamak
...
istical etmek
– ivmek, acele etmek
...
isticar etmek
– kiralamak
...
isticvab etmek
sorgulamak.
...
istidlal etmek
– kanıtlara dayanarak bir sonuca varmak.
...
istif etmek
– yıkılmayacak bir biçimde, düzgünce yerleştirmek
...
istifa etmek
– işinden çekilmek
...
istifade etmek
– yararlanmak
...
istifra etmek
– kusmak
...
istifrağ etmek
kusmak.
...
istifsar etmek
açıklama istemek.
...
iştigal etmek
– uğraşmak, ilgilenmek, meşgul olmak
...
iştihar etmek
meşhur olmak.
...