– parakete
...
Arama Sonucu – "Uzun biçilmiş ağaç"
Uzun
– iki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
– Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren
– Ayrıntılı, derinlemesine
– Maksi
...
Uzun Balık Oltası
– paraka, parakat
...
Uzun boylu (uzun uzadıya)
1. Ayrıntılara girerek, derinleştirerek, uzatarak -2. Uzun süre.
...
Uzun etmek
1. Sözü uzatmak -2.. Sözünde direnmek. -3. Aşın git mek, nazlanmak.
...
Uzun hikaye
– edebiyat. Ayrıntılı olayları ve kişi kadrosu geniş olan hikâye türü, uzun öykü
– Anlatması uzun sürecek olan, ayrıntıları çok konu
– Bir konu anlatılmak istenmediğinde geçiştirmek ...
uzun öykü
– edebiyat. Uzun hikaye
...
Uzun sözün (lafın) kısası
“Sözü fazla uzatmayalım, sonuca gelelim, kısacası, özet olarak.” anlamında.
...
Uzun ünlü
– Ses süresi uzun olan ünlü, uzun sesli, uzun vokal: Alem, adet gibi.
– Boğumlanma süresi normal bir ünlünün süresinden daha uzun olan yahut normal uzunluktaki iki ünlünün boğumlanma süres ...
Uzun uzadıya
bk. Uzun boylu.
...
Uzun yapraklı palmiye
– rafya
...
uzun yol şoförü
– Uzun yol sürücüsü
...
uzunlamasına
Ene dik olarak, boyuna, tulani
...
uzunluk ölçüsü
– matematik. Uzunluğu ölçmek için kullanılan metre, yarda, arşın vb. herhangi bir birim
...
üzüntü
– Teessür, elem, esef, gam, hüzün, mihnet, teessüf, yeis
– Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği
...
yeryüzünde insan etkisini inceleyen coğrafya dalı
– beşeri
...
yıl uğursuzun
– arsız, yüzsüz kimselerin el üstünde tutulduğu zamanı anlatan bir söz
...
Yüz aklığıyla (yüzünün akıyla) çıkmak (bir işten)
Bir işi kendisinden beklendiği gibi eksiksiz ve başarılı bir biçimde yapıp bitirmek.
...
yüzünden akmak
– herhangi bir durum yüzünden çok belli olmak.
...
yüzünden okumak
– ezbere değil, yazılmış kâğıttan okumak.
– herhangi bir durumu yüzünden anlamak
...
yüzüne bakamaz olmak
– utanç, yüreksizlik vb. sebeplerle bir kimsenin karşısına çıkamamak.
...
yüzüne bakılmaz
– çok çirkin
...
yüzüne bakmamak
– önem vermemek, ilgilenmemek.
– darılmak, gücenmek.
...
yüzüne duramamak
– dayanamamak, bir isteğe hayır diyememek, kıramamak
...
Yüzüne gülmek
– dostmuş gibi görünmek
– dostluk göstermek, ilgi göstermek, alakalanmak
– temizliği, yeniliği dolayısıyla ferahlık vermek
...