venn şeması
...
Arama Sonucu – "Yerel ağ"
warning message
uyarı iletisi
...
yabancı öğrenci okul kabul kağıdı
– Akseptans
...
Yağ
– Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde.
– Hayvansal, bitkisel ve petrol esaslı çok ç ...
Yağ bağlamak
– üzerine yağ birikmek
– semirmek, şişmanlamak.
– içi rahatlamak, sevinmek.
...
Yağ çekmek (birine)
çıkan için karşısındakine hep güzel şeyler söylemek, onu pohpohlamak.
...
Yağ döksen yalanır
çok temiz, tertemiz bir (yer).
...
Yağ gibi kaymak (gitmek)
(Taşıt, araba) Aksamadan, sarsılmadan hızla gitmek.
...
Yağ tulumu
(şaka yollu) çok şişman kimse. .
...
YAğAN
(Tür.). – Yağmur, kar. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
...
Yağcı yalaka
– huluskâr, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı
...
Yağcılık etmek (birine)
Ona dalkavukluk etmek, onun hoşuna gide cek sözler söylemek
...
YAğIN
(Tür.) Er. 1. Yağmur. 2. Düşman yağı. 3. Yiğit. 4. Arka, sırt.
...
YAğINALP
(Tür.) Er. – (bkz. Yağın).
...
YAğIZ
(Tür.) Er. 1. Esmer. 2. Doru. 3. Yiğit. 4. Bakımlı hayvan.
...
YAğIZALP
(Tür.) Er. – Esmer, güçlü yiğit.
...
YAğIZBAY
(Tür.) Er. – Esmer kimse.
...
YAğIZER
(Tür.) Er. – Esmer kimse.
...
YAğIZKAN
(Tür.) Er. – Asil, soylu kan.
...
YAğIZKURT
(Tür.) Er. – Esmer, güçlü, kuvvetli kimse.
...
YAğIZTEKiN
(Tür.) Er. – Esmer, güçlü, erkek.
...
yağı
– eskimiş. Düşman, hasım
– Rakip
– Kendisiyle karşılaşılan yumrukoyuncusu.
...
Yağışsız hava
– kurak
...
Yağız
– sf. Esmer, kara renkli
– Doru
– Yiğit
– Tavlı, bakımlı hayvan.
– Ters, huysuz, inatçı.
– Kara.
– Güzel.
– Doru
– Fr. Bis
...
Yağlayıp ballamak
Abartılı biçimde anlatarak övmek.
...