Bir işi dolambaçlı yoldan yapmaya kalkışmak.
...
Arama Sonucu – "Yerel ağ "
Sağ gösterip sol vurmak
Yanıltmak, aldatmak. Sağ gözünü sol gözünden kıskanmak
...
Sağ ol
“Teşekkür ederim, eksik olma.” anlamında.
...
Sağ olsun (yerinde olsun)
Yakın olmasına rağmen kendisinden hoş lanılmayan kimse ile birlikte bulunmamayı anlatmak için söylenir.
...
Sağ salim
– zf. Hiçbir zarar görmeden, sağ selamet
...
sağ ve esen
– salim, sağlam
...
Sağ yapmak
– Direksiyonu sağa doğru çevirmek, sağa yöneltmek
...
Sağa sola
çevreye, çevresine.
...
Sağa sola bakmamak
çevrede olup biterlere aldırmamak
...
sağaltım
– Sağaltma işi, tedavi
– ruh bilimi. Bir hastalığı yenecek etkenleri ve bu etkenlerin kullanılma yöntemlerini bularak hastanın sıkıntılarını giderme, iyi etme işi, terapi
...
SAğAN
(Tür.) Er. – Hızlı uçan, uzun dar kanatlı küçük kuş.
...
sağanak
– Birdenbire başlayan, genellikle kısa süren şiddetli yağmur
– Ani, şiddetli veya art arda oluşan hareketler.
– Kısa süreli, çok yeğin ve iri taneli yağmur.
– Şiddetli ve kısa ...
SAğANALP
(Tür.) Er. – (bkz. Sağan).
...
sagar
kadeh, içki kadehi.
...
SAğBiLGE
(Tür.) Er. – Hekim, doktor.
...
SAğCAN
(Tür.) Er. – Sağlıklı kimse.
...
sağgörü
– Basiret
...
sağgörülü
– sıfat. Basiretli
...
SAğINç
(Tür.) Er. – Emel, istek, amaç, düşünce.
...
sagir
1.küçük. 2.küçük çocuk.
...
şagird
1.öğrenci. 2.çırak.
...
şagirdan
1.öğrenciler. 2.çıraklar.
...
SAğIT
(Tür.) Er. – Silah.
...
sagittiform
– Mızrak veya ok biçiminde olan vücut biçimi.
– İng. sagittiform
...
Sağı solu (belli) olmamak
önceden nasıl davranacağı kestifilemeyecek bir karakterde olmak.
...