-i Adının ve soyadının baş harflerini kullanarak imzalamak
...
Arama Sonucu – "a mak"
paralamak
-i Parçalamak
– Yıpratıp eskitmek
– Dövmek, hırpalamak
...
paralanmak
– (nsz) Parasızken para elde etmek.
– Parça parça olmak.
– mec. Sıkıntı ve üzüntü içinde, olmayacak bir işle uğraşmak, didinmek.
– mec. Bir işte çok çaba ve özen göstermek.
...
paralatmak
-i, -e Paralama işini yaptırmak veya paralanmasına sebep olmak
...
Parantez açmak
– söz veya yazının içine, sözü edilen konu ile ilgili bir bölüm koymak.
– mec. anlatılan konudan farklı bir şey söyleneceği zaman kullanılan bir söz
...
Parasını çıkarmak
Bir şey, kendisi için ödenen parayı karşılayacak kadar yarar sağlamak.
...
Parasını sokağa atmak
Kar getirmeyen bir işe, mala para yatırmak.
...
Paravana (paravan) yapmak (birini, bir kurumu)
Bir kimsenin ya da bir kurumun adından, yetkisinden, gücünden kendisini arka plan da tutarak yararlanmak.
...
Paraya kıymak
– gereken yerde para harcamaktan kaçınmamak
...
Parayı denize (sokağa) atmak
Parayı yararsız işlere harcamak
...
Parazit yapmak
1. Konuşmayı ilgisiz sözlerle kesmek -2. Saçmalamaya başlamak.
...
parlamak
– (nsz) Güçlü bir ışık çıkarmak, ışık saçmak
– Bir ışık kaynağından gelen ışınları yansıtmak
– Tutuşup alev çıkarmak
– mec. Mevkisi yükselmek
– mec. Ün, san kazanmak, her ...
parlatmak
-i Bir yüzeyi düzgün ve parlak duruma getirmek, parlamasını sağlamak
– nsz. İçki içmek
– nsz. Güzel, etkili, alışılmamış söz söylemek
– Birini gereğinden fazla övmek
...
Parmağı ağzında kalmak
şaşırıp kalmak, şaşakalmak.
...
Parmağı olmak (bir işte)
Başkalarının zararına olacak ya da rahatını kaçıracak işlerde gizlice katkısı olmak.
...
Parmağına dolamak (bir şeyi, kimseyi)
Onu gerekli gereksiz her yerde, olur olmaz bir kişiye söylemek, tartışmak, eleştirmek
...
Parmağında oynatmak (birini)
Ona istediği her işi yaptırmak.
...
Parmağını bile kıpırdatmamak (oynatnamak)
Bir işin yapılması için elinde olduğu halde yardımı olmamak.
...
Parmağını oynatmak
işini kolayca yaptırmak için görevli kimseye rüş vet vermek.
...
Parmak basmak (bir şeye)
1. Belli bir konuya temas etmek, dikkati çekmek. -2. Bir konunun ya da olayın üzerinde durmak. -3. Parmağının ucuna mürekkep sürüp imza yerine geçmek üzere kağıt üzerine basmak.
...
Parmak ısırmak
– büyük şaşkınlık duymak
– meydana gelen durum karşısında şaşakalmak.
...
Parmak kadar
Henüz pek küçük olan (çocuk).
...
Parmak kaldırmak
1. Bir toplantıda ya da okulda söz almak için işaret parmağını aşık bırakıp öteki parmakları kapalı tutarak eli yukarı kaldırmak. -2. Bir önerinin gerçekleşmesi için olumlu oy vermek
...
Parmak kalmak
Olmasına az kal inak» hemen tı«nn«n alacak
...
Parmak yalanmak
bir şeyden hakkı olmadığı halde çıkar sağlamak
...