1. Bir şeyi yakalamak için tuzak hazırlamak. -2. Bir kimseyi tehlikeli bir duruma düşürmek için düzen hazırlamak (Kars. çukurunu kazmak.)
...
Arama Sonucu – "a mak"
üç buçuk atmak
istenmeyen bir durum oluşacak’ diye korku içinde kalmak, tedirgin olmak.
...
üç parmaklı dirgen
– topla
...
Uçan kuşa borcu (borçlu) olmak
Pekçok kimseye, yerlere borcu olmak.
...
Uçan kuştan medet ummak
– Güç bir durum nedeniyle, sıkıntısının çözümü için olmayacak yerlerden ve kişilerden yardım beklemek, her çareye başvurmak.
...
üçe beşe bakmamak
Alışveriş sırasında alıcı ya da saba malın bi raz ucuza ya da pahalıya satılıp alınmasına önem vermemek, çok pazarlık etmemek
...
üçkağıt açmak
Dolandırmak, aldatmak
...
uçlanmak
– (nsz) Uçlu duruma gelmek.
– argo. Vermek
– Yararlanmak.
– (Argo) Türk gölge oyunu tiplerinden Karagöz, külhanbey ve Matiz’in «vermek» anlamında kullandıkları argo sözcü ...
uçmak
– nsz. Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak
– Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak
– Sıvı, ...
ücreti (ücretleri) dondurmak
ücretlerin yükselmesini önleyici ön lem almak
...
Ucu (birine) dokunmak
Biri o işten zarar görmek.
...
Ucu bucağı olmamak (bulunmamak, görünmemek)
Bir yer, alan so nu yokmuş gibi görünmek, çok geniş olmak.
...
Ucunda bir şey olmak
Düşünülen, uygulamaya konan bir işin aşık şa belirtilmeyen bir amacı olmak.
...
Ucunu bırakmak (bir şeyin)
Artık onunla ilgilenmemek.
...
Ucuz atlatmak (bir şeyi)
Tehlikeli ya da güç bir durumdan az bir zararla sıyrılmak; ucuz kurtulmak.
...
Ucuz kurtulmak (bir şeyden)
bk. Ucuz atlatmak.
...
Ucuza çıkmak (mal olmak)
Az para harcayarak elde etmek
...
ufalanmak
– (nsz) Ufalama işi yapılmak, ufak parçalara ayrılmak
...
Uhdesinde bulunmak (olmak) (bir şey, birinin}
O şey onun sorum luluğu altında olmak.
...
Uhdesine almak (bir şeyi)
Bir işi sorumluluğu altına almak, o işin yapılacağına dair söz vermek.
...
ukubet bulmak
cezalandırılmak.
...
ulamak
-e, -i Eklemek, katmak, ilave etmek
...
ulanmak
– (nsz) Ulama işi yapılmak
– Kavuşmak, ulaşmak.
– Uzamak, yayılmak.
– Koyulmak.
– Eklenmek.
– Büyüklük taslamak
...
Uluorta söz söylemek (konuşmak)
Bir şey hakkında gerekeni bilme den sonunun nasıl olacağını düşünmeden konuşmak.
...
ümide düşmek (kapılmak)
Bir şeyin gerçekleşeceğine inanmak, umut etmek, umutlanmak; umuda kapılmak.
...