– güçsüz duruma düşmek.
– aciz kalmak.
– güçsüz kalmak.
– alçalmak.
...
Arama Sonucu – "a mak"
zebunu olmak
– birini çok sevmek, ona aşırı düşkün olmak
...
Zehaba kapılmak (zehabına kapılmak)
– Sanmak, zannetmek, gibi düşünmek.
– kuruntuya düşmek, vesveselenmek
...
zehapta bulunmak
– vesveseye kapılmak, kuruntu içinde olmak
...
zehir olmak
– Üzülmek, bunalmak, acı çekmek
...
zelil olmak
– hor görülmek, aşağılanmak
...
zembereği boşalmak
– zembereği kurulmaz duruma gelmek
– mec. kendini tutamayarak uzun uzun ve sesli gülmek.
...
zembereği boşanmak
– Uzun uzun gülmek
...
zemberek kurulmak
– durum kızışmak
...
zemin hazırlamak
– uygun ortam yaratmak
...
zevahiri kurtarmak
– görünüşü kurtarmak
...
zeval bulmak
– bozulup yok olmak, çökmek
...
zevale yüz tutmak
– bozulmaya, alçalmaya, yok olmaya başlamak
...
zevali olmak
– zararı olmak, zararı dokunmak
...
zevkini okşamak
– bir şeyden hoşlanmak
...
zeyn olmak
süslenmek.
...
Zeytinyağı gibi üste çıkmak
Kurnazlıkla, suçlu durumda bile olsa kendini haklı çıkarmak
...
zifos atmak
– sataşmak.
– kara sürmek, iftira atmak
...
Zihin açmak
– zihni daha iyi çalışır duruma getirmek
...
Zihin yormak (bir şeye)
Bir konu üzerinde ayrıntılarına inerek dur mak.
...
Zihni karışmak
Ne yapacağını bilememek
...
Zihni takılmak (bir şeye)
Onu sık sık düşünmek, aklından bir türlü çıkaramamak; aklı takılmak, kafası takılmak.
...
zihnini bulandırmak
– kuşkuya düşürmek
...
Zihnini dağıtmak (bir şey, biri)
– gerektiği gibi düşünmemek
...
Zihnini kurcalamak
– bir şey sık sık hatırlanıp insanı düşündürmek
– çözülmesi gerekli bir konu üzerinde durmak
...