– Çarpma işine konu olmak
-e Çarpık duruma gelmek
– mecaz. Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak.
– mecaz. Aldatılmak.
– mecaz. Çekiciliğine kapı ...
Arama Sonucu – "a mak"
çarpınmak
– Çırpınmak
...
çarpışmak
-le Birbirine çarpmak, tokuşmak
-le, askerlik Vuruşmak, savaşmak
– mecaz. Birbirine üstün gelmeye çalışmak
...
çarpıtmak
-i Çarpık duruma getirmek
-i, mecaz Yanlışa ve kötü duruma götürmek
-i, mecaz Gerçek anlamından saptırmak.
...
çarpmak
-e Hızla değmek, vurmak
-i Etkisiyle birdenbire hasta etmek
-i Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak
-i El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek
-i Kurnazlıkla ele geçirmek
– Kal ...
çarptırmak
-i Çarpma işini yaptırmak veya çarpmasına yol açmak
-e, -i Yankesiciye kaptırmak
...
çarşafa dolanmak
işinden şıkılmaz duruma gelmek. (Kars. çapraza sarmak.)
...
çarşur olmak
Yararsız yere harcanıp ziyan olmak.
...
çaşıtlamak
– Casusluk yapmak
...
çatılmak
– Çatma işine konu olmak
...
çatınmak
– Kaşlarını çatıp surat asmak
...
çatır şatır şatlamak
çok kıskanmak.
...
çatırdamak
– “Çatır” diye ses çıkarmak
– mecaz. Çökmeye, yok olmaya yüz tutmak, tehlikeli duruma düşmek
...
çatışmak
-le Birbirine çatmak veya çatılmak
-le Karşılıklı vuruşmak.
-le Kavga etmek
-le Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak.
-le Deve ve köpek çiftleşmek
...
çatlamak
– Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak
– Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak
– mecaz. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ...
çatmak
-i Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak
-i Kereste vb.ni birbirine tutturmak
-i Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları b ...
cavlamak
– (nsz) hlk. Kavlamak, tüyünü dökmek, tüysüzleşmek, tüyü dökülmek, çıplak kalmak.
– (nsz) Ölmek.
– Su ses çıkarmak, çağlamak.
– Kumarda kaybetmek.
...
çavmak
– halk ağzında. Güneş doğmak.
– halk ağzında. Dağılıp yayılmak, saçılmak.
-den, mecaz Cıvmak
– İleri fırlamak, istikametini değiştirmek, sapmak.
– (Vücut) pişmek, isilik olmak, ...
çaydan (denizden) geçip derede boğulmak
Bir işin yapılması sırasında büyük engelleri aşıp tam sonuca ulaşılacağı anda önemsiz bir neden yüzünden başarısız olmak.
...
caydırmak
-i Cayma işini yaptırmak
...
çayı görmeden paçaları sıvamak
bk. Dereyi görmeden paçaları sıvamak.
...
cayırdamak
– Nesneler “cayır” sesi çıkararak yanmak veya yırtılmak
...
caymak
– (-den) Sözünden, kararından dönmek, vazgeçmek
...
cazırdamak
– “Caz” diye ses çıkarmak
...
Cebinde akrep olmak
Cimri olmak, para harcama konusunda çok is teksiz davranmak. (Kars. Eli cebine varmamak.)
...