Davranışları sınmnı aşarak dayanılmaz, şekilmez duruma gelmek, usandırmak.
...
Arama Sonucu – "a mak"
çok zayıflamak
– çirozlaşmak
– süzülmek
– erimek
...
çoksamak
-i Çok görmek
...
çomak
– Ucu topuzlu değnek
– Ucu topuzlu sopa, gürz.
– Çoban sopası
– Davul tokmağı
...
contalamak
-e Conta koymak veya yerleştirmek.
...
çöp atlamamak
çok titiz ve dikkatli olmak, gözünden hiçbir şey kaçmamak.
...
çorbada tuzu bulunmak
Yapılan işte ya da bir hizmette küçük de ol sa bir katkısı katkısı olmak, ona emeği geçmek.
...
coşmak
– Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek
– Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak
– Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duyg ...
cüda kalmak
ayrı düşmek, uzak kalmak.
...
Cuk oturmak
1. bk. Aşığı cuk oturmak. -2. Uygun olmak, uygun düşmek.
...
çukurunu kazmak
Birinin felaketine yol aşacak girişimlerde bulun mak. (Kars. Tuzak kurmak.)
...
çullamak
-i Hayvana çul örtmek.
-e Fırtınalı denizde dalgalar güverteye su atmak
...
çunmak
– İmrenmek, heveslenmek.
– Gittiği yere alışmak.
– Özenmek, imrenmek.
– Gıpta etmek, imrenmek
...
çürük tahtaya basmak
incelemeden, önlem almadan tehlikeli bir işe girişmek; aldatılmak.
...
çuvallamak
– (nsz) Çuvala doldurmak.
– argo Başaramamak.
...
dadanmak
-e Tadını aldığı, hoşlandığı bir şeyi sık sık istemek
-e Yarar, çıkar amacıyla veya alışkanlıkla bir yere sık uğramak, abone olmak:
...
Dağa çıkmak
Hükümete başkaldırıp dağda, kırsal yörelerde eşkıyalık yapmak.
...
Dağa kaldırmak (birini)
istediğini elde etmek için birini dağa kaçırmak.
...
Dağdan gelip bağdakini kovmak
– Sonradan geldiği halde oraya kendinden önce gelip yerleşmiş olanların hakkını çiğnemek, onları beğenmez olmak.
– sonradan geldiği bir yerde, kendinden önce gelen kişinin yerini almaya ça ...
dağılmak
– Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak
– Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek.
– Parçalanarak yayılmak, ufalanmak
– Karışık duruma gelmek, düz ...
dağıtmak
-i Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak
-i, nesnesiz Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek
-i Herhangi bir şeyi ayrı ayrı kimselere vermek
-i Bir şeyin v ...
dağlamak
-i Kızgın bir demirle hayvan derisine damga vurmak.
-i Akan kanı dindirmek veya hasta bölümleri ortadan kaldırmak için vücudun bir yerini kızdırılmış bir metal araçla yakmak
-i, mecaz Çok sıcak, soğuk ...
dahil olmak içeri girmek.
daktilo makinesi
– Yazı makinesi
...
Dal budak salmak
1. Bir konudaki haber ya da söylenti, her yana yayılıp genişlemek. -2. Gelişip büyümeye başlamak.
...