-le Köpekler boğuşup birbirini ısırmak.
-le, mecaz. Ağız kavgası etmek
...
Arama Sonucu – "a mak"
Daldan dala konmak (atlamak)
– sık sık iş, konu veya düşünce değiştirmek
...
daldırmak
-e, -i Dalma işini yaptırmak, dalmasına sebep olmak
-e, -i, mecaz. Dalmak
...
dalgalanmak
– Üzerinde dalga oluşmak.
– Renk, ton değiştirmek
– mecaz. Hareketli olmak, kıpırdamak
– mecaz. Tutarlı olamamak, tutarlı davranışlarda bulunamamak
...
Dalına basmak (birinin)
Hoşlanmadığı bir davranışta bulunup onu kızdırmak.
...
dallamak
-i, halk ağzında. Budamak
– El ile yukarı kaldırmak.
...
Dallanıp budaklanmak
Bir iş ya da bir sorun genişleyerek karmaşık bir durum almak, çözümü güç bir duruma gelmek.
...
dalmak
– -e Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek
– nsz. Bir yerin içine girmek
– nsz. Kendini bilmez duruma gelmek, kendinden geçmek
– nsz. Uyumak
– Başka bir şeyle uğraş ...
Dama çıkmak
Cinsel dürtüsü azmak, bunu dışa vurmak.
...
Dama taşı gibi oynatmak (birini)
Bir kimsenin yerini keyfi olarak sık sık değiştirmek; onu bir yerden bir yere göndermek ya da atamak.
...
Damağı kurumak
çok susamak; boğazı kurumak.
...
damak
– anatomi. Ağız boşluğunun tavanı
– hanek
– Omurgalı hayvanlarda ağzın tavanı.
– Böceklerde farinksin tavanı. Palat.
– Ağız boşluğunun üst kısmını çevreleyen ve belirli s ...
damak tadı
– Yiyeceklerden alınan lezzet
...
Damak zevki
Yiyeceklerden tat alma, yemekten haz duyma.
...
Damarı tutmak
– kötü huyu, aksiliği depreşmek, inatlaşmak
– huysuzluğu üzerinde olmak, aksiliği tutmak.
...
Damarına basmak
– Birini, duyarlı olduğu bir konuda kızdırmak
...
Damga vurmak (birine)
Onun hakkında kötü bir yargı vermek.
...
damgalamak
-i Bir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmak
-i, mecaz Bir kimseye, gerçeğe dayanmadan herhangi bir özellik veya nitelik yüklemek.
-i, mecaz Birine yüz kızartıcı bir suç yüklemek
– ...
Damgasına vurmak (biri, bir şeye kendi)
O şeye kendisiyle ilgisi olduğunu ya da kendi yapıtı olduğunu belli edecek nitelikler vermek.
...
Damgasını taşımak (bir şey, bir şeyin)
Bir şey söz konusu şeyin özelliğini taşımak.
...
Damgasını vurmak (birine, bir şey)
O kimse işin kötü bir yargıya varmak; onu kötü bir adla adlandırmak.
...
damıtmak
-i, kimya, fizik, Gaz ürünler elde etmek için, bazı katı nesneleri ısı yoluyla temel ögelerine ayrıştırmak, imbikten çekmek, taktir etmek.
-i Sıvı karışımlarda, karmaşık, değişken birleşimleri oluştur ...
damla damla yaşamak kitabın yazarı
– damla aktan
...
damlamak
– Damla durumunda tane tane düşmek
– (nsz) İçindekini damla damla akıtmak
– (nsz, -e) mec. Bir yere çağrılmadan, çekinmeden gitmek, çıkagelmek
– Akla gelmek, bir şeyi olmadan ö ...
damlatmak
-e, -i Damla damla akıtmak
-i Damıtmak
...