-i Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, gerçeklemek, teyit etmek, tasdik etmek
-i, felsefe. Bir önermenin doğruluğunu veya yanlışlığını belirlemek amacıyla olayları inceleyip araştırma ...
Arama Sonucu – "a mak"
doğrulmak
– Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek.
– Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek
-e Yönelmek
– mecaz. Yeniden güçlenmek, kalkınmak.
– halk ağzı ...
doğrultmak
-i Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek
-i Düzeltmek
-i Yöneltmek
-i, halk ağzında. Yön bulmak
-i, halk ağzında. Para sağlamak, kazanmak
...
doğurmak
-i Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak
-i mecaz. Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak
...
dokumak
-i Tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak kumaş yapmak
– mecaz. En ince noktalarına kadar özen göstererek, emek vererek ortaya çıkarmak.
-i, halk ağzında. Ağacın yemişlerini sırıkla ...
dokunmak
-e Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek
-e Karıştırmak
– Almak, kullanmak, el s ...
Dokuz doğurmak
– merakla, heyecanla, sabırsızlıkla beklemek
...
Dokuz yorgan eskitmek (parçalamak)
çok uzun yaşamak.
...
dolamak
-e, -i İplik, şerit, tel vb. nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak
-e, -i Sarmak, kavuşturmak
...
dolandırmak
-i Dolanma işini yaptırmak.
-i Dolaştırmak.
-i, mecaz. Birisini aldatarak parasını veya malını elinden almak
...
dolanmak
-e Bir şeyin çevresine sarılmak
– Bir şeyin çevresinde dönmek, gezmek, dolaşmak
– Karışmak, dolaşmak.
-de Gelişigüzel gezmek
– Meyil göstermek, kur yapmak.
...
Dolap beygiri gibi dönüp durmak
Dar bir çevrede aynı işi sürekli olarak yapıp durmak.
...
dolaşmak
– (nsz) Gezmek, gezinmek
– Doğru gitmeyip yolu uzatmak
– Dönüp başka bir yönden gelmek
– Kan, damarlarda yer değiştirmek
– Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç ç ...
doldurmak
-i Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek
-i Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek.
– Ateşli silahların içine mermi sürmek
– Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların ...
dolma yutmak
– kanıp aldanmak
...
dolmak
– Dolu duruma gelmek.
– Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek
– Bir yere iyice yayılmak, kaplamak
– Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek
– Sür ...
dolukmak
– halk ağzında. Göz yaşarmak, ağlayacak duruma gelmek.
– Öfkelenmek, hiddetle köpürüp taşmak.
– (Göz) yaşla dolmak, ağlayacak hâle gelmek.
...
doluşmak
– Bir yerde toplanmak, bir araya gelmek
...
domalmak
– halk ağzında. Dizler bükük, baş ileride, çömelmiş bir durum almak.
– Yusyumru kabarmak, tümsek hâle gelmek.
– Secde eder gibi durmak, arkasını çıkarmak, çıkıntı yapmak.
...
Domuzdan (bir) kıl çekmek (koparmak)
Sevilmeyen ya da eli sıkı olan birinden az da olsa bir şey elde etmek. ‘
...
Don tutmak
Donmak, buz tutmak.
...
donakalmak
– Şaşırıp bir süre ne yapacağını, ne diyeceğini bilememek
...
donamak
-i Süslemek, tezyin etmek.
...
donanmak
– Giyinip kuşanmak, süslenmek.
-le Yayılıp kaplanmak
-le Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek
– Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek
– Süs ...
donatılmak
– (nsz) Donatma işine konu olmak veya donatma işi yapılmak
...