-i Birinin giyimini sağlamak.
-i Süslemek
-i Bir şeyin iş görebilmesi için gereken nesneleri, gereçleri katmak, teçhiz etmek
-i, mecaz. Sövmek.
-i, mecaz. Azarlamak.
– Süslemek, giydirip kuşatma ...
Arama Sonucu – "a mak"
donayazmak
– Donma tehlikesi atlatmak, az kalsın donmak
...
dondurmak
-i Donmasını sağlamak
-i, mecaz. Sabitlemek.
-i, mecaz. Hareketsiz hâle getirmek.
-i, mecaz Soğutmak
-i, mecaz. Bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere dur ...
donmak
– Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek, buz tutmak.
– Yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek
– Çok üşümek.
– Bitki soğuktan zarar görmek, yararlanılmaz duruma gelmek.
– ...
doping yapmak
– bazı bedensel özellikleri değiştiren veya artıran bir uyarıcı maddeyi çok az miktarda almak
– mec. uyarıcı etkide bulunmak.
...
Dört duvar arasında (kalmak)
Evde, kapalı bir yerde (kalmak),
...
Dört elle sarılmak (yapışmak) (bir şeye) (birine)
1. O şeyi iyice benimseyerek ve özenle yapmak için ele almak. -2. Destek ya da yardım umulan kimseyle sıkı bağlar kurmak.
...
Dört gözle bakmak
Dikkatlice bakmak.
...
Dört köşe olmak
Çok keyiflenmek, büyük zevk duymak, çok sevinmek.
...
dosyalamak
-i Yazıları, belgeleri dosyaya koymak.
...
doymak
– İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak
-e Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak
– mecaz. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak
...
Doyum olmamak (bir şeye)
O şeyden hiçbir şekilde bıkmamak, tadına doyulmamak.
...
doyunmak
– halk ağzında. Yeteri kadar yemiş olmak, doymak
– Kendini doyurmak, doymak.
...
Dozunu ayarlamak
ölçülü olmak; ölçülü davranmak.
...
Dozunu kaçırmak
Aşırı gitmek, ölçüyü aşmak.
...
duçar olmak
uğramak, müptela olmak.
...
düçar-ı inkıta olmak
kesintiye uğramak.
...
Dudak ısırmak
1. Biçimsiz, ayıp bir duruma şaşmak. -2. Hayran kalmak.
...
Dudak sarkıtmak
Hoşnutsuzluğunu, üzüntüsünü yüz ifadesiyle belli etmek; surat asmak, somurtmak.
...
Düdük makarnası
– İçi delik makarna
– Aptal, anlayışsız kimse
...
Düğüm üstüne düğüm atmak
Hiç para harcamayıp birikim yapmak.
...
Duman almak (bir yeri) (bir şeyden)
1. Orayı sis bürümek, sis kaplamak. -2. Sigaradan ya da sigara gibi sarılmış uyuşturucudan içine çekmek.
...
Duman altı olmak
Esrar işilen bir yerin havasından etkilenmek.
...
Duman attırmak
– kötü duruma düşürmek, geride bırakmak, birini yıldırmak
– birini üstünlüğünü göstererek korkutmak, sindirmek.
...
Duman olmak
– işi, durumu berbat olmak
– bir kimse veya bir şey ortadan kaybolmak
...