– Kendini ilgilendirmeyen işlere karışmamak.
– Kendi halinde yaşamak.
...
Arama Sonucu – "a mak"
Etmediğini bırakmamak (komamak)
Elinden gelen her türlü kötülü ğü yapmak.
...
Ettiği yanına (kar) kalmak
Yaptığı kötülük karşılıksız kalmak, yaptığı kötülüğün cezasını görmemek,
...
Ettiğini bulmak
Yaptığı kötülüğün karşılığını bulmak.
...
Ettiğini yanına bırakmamak
Yaptığı kötülüğe kötülükte karşılık ver mek, ondan öcünü almak.
...
Ettiğiyle kalmak
– yapmak istediği kötülüğü başarıya ulaştıramayan kimse, başarısızlığın üzüntüsü ve utancı içinde kalmak
– yapmak istenilen kötülük amacına ulaşamamak.
...
EURYMAKOS
Odysseus’un karısına göz koyanlardan biri
...
Ev açmak
– ayrı bir eve yerleşmek, ayrı bir eve geçmek
– evlenmek
...
Ev makarnası
– erişte, cimcik
...
Ev yıkmak
– Karı ile koca arasına fitne sokup, ayrılmalarına yol açmak.
– Bir ailenin geçim yollarını ortadan kaldırıp perişan olmalarına yol açmak.
...
Evde kalmak
Kız, yaşı ilerlemesine karşın evlenememiş olmak.
...
Evdeki hesap çarşıya uymamak
Tasarlanan bir şey başka biçimde gerçekleşmek, sonuçlanmak.
...
Eyvallahı olmamak (birine, hiç kimseye)
Kimseye gönül borcu, minneti olmamak.
...
Ezbere konuşmak
Aslını arayıp sormadan, bilmeden konuşmak.
...
ezgi makam
– terane, nağme.
...
Faka basmak
– Tuzağa düşmek, aldatılmak; tongaya basmak.
...
Fal açmak (fala bakmak)
– bakla, su, iskambil vb.ne bakarak gelecekte olacak şeyleri anlamaya çalışmak
...
Falakaya çekmek (yatırmak) (birini)
Ayaklarını falakaya bağlayarak tabanlarını kalın bir sopa ile dövmek.
...
Fareler cirit atmak (oynamak) (bir yerde)
O yerde hiç kimse bulun mamak, o yer bomboş, ıpıssız olmak.
...
FARIMAK
Yaşlanmak
...
FARIMAK-ARGIN
Güçsüz düşmek, yorulmak
...
farımak
– (nsz) Güçsüz düşmek, yorulmak, yorgunluktan halsiz düşmek
– Eskimek, yıpranmak
– Vazgeçmek, usanmak, caymak, bıkmak
– hlk. Kocamak, yaşlanmak, ihtiyarlamak.
– Zayıflama ...
Fark atmak
1. Fazla sayı yapmak. -2. Benzerlerinden çok farklı olmak, onları geçmek.
...
Fark yapmak
Oyunlarda yenmek.
...
Farkına varmak
1. Bir şeyin var olduğunu anlamak, sezmek. -2. Ara larında fark bulunduğunu anlamak.
...