Bir iş yapabilmek için kendini çok zorlamak.
...
Arama Sonucu – "a mak"
ikmale bırakmak
– bütünlemeye kalmasına sebep olmak
...
ikmale kalmak
– bütünlemeye kalmak
...
ikna olmak
– inanmak, kanmak
...
iktisat etmek (yapmak)
– para artırmak, tutumlu davranmak, tasarruf etmek
...
ilam almak
– Mahkeme kararını bildiren belgeyi almak
...
iler tutar yanı olmamak (kalmamak)
Bozuk, kötü, kullanıimaz bir du ruma gelmek.
...
ileri almak (bir şeyi)
1. öne almak. -2. Daha üstün bir yere geçirmek.
...
ileri geri konuşmak (laf etmek, söylenmek)
Yersiz ve kına sözler söylemek.
...
ileri gitmek (varmak)
Söz ve davranışlarda aşırıya kaçmak.
...
ilerisini gerisini düşünmemek (hesaplamamak)
Söylenen bir sözün, yapılan bir davranışın ne gibi sonuçlar doğuracağını düşünmemek.
...
ilgi duymak (bir şeye, birine)
– bir işe, bir olaya, bir kimseye önem vermek, yakınlık duymak
...
ilgi toplamak
– ilgisini yoğunlaştırmak, belli etmek
– ilgi görmek
...
ilhak olunmak
katılmak
...
ilham almak
– esinlenmek
...
iliğini kurutmak
– canından bezdirecek kadar sıkıntı vermek.
...
ilişiği kalmamak
– var olan ilgisi, bağlılığı artık olmamak
...
ilişki kurmak
– bağlantı sağlamak, ilgi sağlamak
– Bir yer yada kimseyle bağlantı sağlamak; münasebet kurmak, temas kurmak
...
illet olmak
– çok sinirlenmek, çok kızmak
...
ilmini almak (bir şeyin)
Bir işin en ince yönlerini bile öğrenmek.
...
iltibasa yol açmak
– karışıklığa sebep olmak
...
iltiması olmak
– arkası, kayırıcısı olmak.
...
imiğine sarılmak
Bir kimseyi bir iş işin çok sıkıştırmak; ümüğüne sa rılmak.
...
IMIZGANMAK
Uyku ile uyanıklık arası bir durumda bulunmak, uyuklamak
...
imza atmak (etmek), imzayı basmak (çakmak)
imzalamak, imzasını koymak.
...