1. üzüntüsünü kimseye bildirmemek. -2. Ken disine yapılan kötüKiklere belli bir tepki göstermemekle birlikte bunları unutmamak.
...
Arama Sonucu – "a mak"
işine dert olmak
Yapılabilecek nitelikte olan bir şeyi yapamamış ol duğu işin üzülmek.
...
işine doğmak
Bir şeylerin olacağını sezinlemek; gönlüne doğmak.
...
işine dokunmak
Dertlenmek, kederlenmek, hüzünlenme^
...
işine etmek (sıçmak) (bir şeyin)
Onu kötü bir duruma getirmek.
...
işine kapanmak
1. çevresiyle sıkı, yakın iliçki kurmamak. -2. Duru munu, duygularını kimseye aşmamak.
...
işine oturmak
çok etkilenmek, çok üzülmek.
...
işini bayıltmak
Fazla şekerli ve yağlı gıdalar yediği için artık hiçbir şey yiyemeyecek duruma gelmek.
...
işini uydurmak
Kurnazlıkla işlerini istediği gibi yürütmek.
...
Işık tutmak (bir şeye) (birine)
1. Bir yeri ışıkla aydınlatmak. -2. Bel li bir konuda düşünceleriyle ona önderlik etmek, yol göstermek.
...
Isıtıp ısıtıp önüne koymak (bir şeyi)
Daha önce söz konusu olan bir konuyu ikide bir gündeme getirmek. (Kars. Temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp öne sürmek.)
...
Iskartaya çıkarmak (bir şeyi)
Onu işe yaramaz duruma geldiği işin aytnp bir kenara koymak.
...
iskele almak
– gemi merdivenleri kaldırılıp harekete hazırlanmak.
– argo. bir erkek, bir kadına sarkıntılık etmek.
...
iskeleti çıkmak
çok zayıflamak.
...
işkembeden atmak (söylemek)
Herhangi bir kaynağa dayanmayan ve inandırıcılığı olmayan sözler söylemek.
...
israfa kaçmak
Gereksiz yere aşırı harcamalarda bulunmak.
...
iştah açmak
– yemek isteğini artırmak
...
iştahı açılmak
Yemek yeme isteği artmak
...
iştahı kapanmak
Yemek yeme isteği azalmak.
...
istavroz çıkarmak
– haç çıkarmak
...
istediği gibi at koşturmak (oynatmak)
Keyfince, istediği gibi davran mak.
...
istek uyandırmak
– istemesine, arzu duymasına yol açmak
...
isteklisi bulunmak
– aranmak
...
işten atmak (birini)
Onun görevine son vermek
...
işten güçten kalmak
– herhangi bir sebeple çalışmamak, çalışamamak
...