– (nsz) hlk. Katar durumuna gelmek, arka arkaya gelmek, sıra sıra dizilmek
...
Arama Sonucu – "a mak"
katılmak
-e, Katma işi yapılmak
-e, Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek
-e, Ortak olmak, benimsemek
-e, mecaz. Hak vermek
...
katkılanmak
– (nsz) İçine bir katkı karışmak
...
katlanmak
– (nsz) Katlama işi yapılmak
– (-e) mec. Hoş olmayan bir duruma, güç şartlara dayanmak, tahammül etmek
– Sabretmek, beklemek
...
katranlanmak
– (nsz) Katranlama işi yapılmak
...
Kavga çıkarmak
Söz ya da davranışlarıyla kavgaya yol açmak; hadise çıkarmak, olay çıkarmak.
...
Kavgaya tutuşmak (biriyle)
Onunla kavga etmeye başlamak.
...
kavlamak
– (nsz) Kabarıp dökülmek, soyulmak.
– Soyunmak.
– Söz getirip götürmek.
– Kovlamak; zemmetmek, gıybet etmek
– Tüyü dökülmek, derisi ve kabuğu soyulmak
...
kavlanmak
– (nsz) Kavlama işine uğramak.
– Kendini beğenmek, gururlanmak.
– Tüy, deri, kabuk değiştirmek, kavlamak
...
Kavuk sallamak
Bir kimsenin bütün söz ve davranışlarını uygun bul duğunu belli etmek; dalkavukluk etmek.
...
Kaybolmak
– nsz. Yitmek
– Görünür olmaktan çıkmak, görünmez olmak
...
kaygılanmak
– (nsz) Kaygı duymak, üzülmek
...
Kayıplara karışmak
Kaybolmak, görünmez olmak.
...
Kayıt kuyut tanımamak
Kuralları, yasaklan hişe saymak.
...
Kayıtsız kalmak (bir şeye, birine)
Ona önem vermemek, onu umur samak, onunla ilgilenme gereği duymamak; lakayıt kalmak.
...
Kaymağını yemek (almak)
Bir işin en büyü payını, karını almak
...
Kaymak gibi
1. Bembeyaz, pürüzsüz. -2. Yumuşak, tatfı şeyler işin kullanılır. (bir yer) Kazan, (biri) kepşe
...
Kaymak tabakası (takımı)
– Bir toplumun seçkin ve zengin kimselerinin tümü..
...
kaymak taşı
– mineraloji. Parlatılmaya elverişli, yumuşak, beyaz, yarı saydam bir mermer türü, su mermeri, albatr
...
Kaymakam
– Bir ilçede devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi, ilçebay
– Yarbay.
...
kaymakamlık
– Kaymakam olma durumu
– Kaymakamın görevi
– Kaymakamın makamı ve bu makama bağlı resmî dairelerin bütünü.
– İlçe, kaza.
...
kaymakamlık ilçe
– kaza
...
kaynaklanmak
– (-den) Kaynak durumunu almak
– Kaynak halini almak
...
kaynaşmak
– (nsz, -le) Ayrılmayacak bir biçimde birleşmek
– Çok kalabalık ve hareketli olmak, hareket etmek
– Birbirine iyice uymak
– mec. Uyuşmak, yakın iliçki kurmak, derinleştirmek, i ...
Kazan kaldırmak
Yönetime, yöneticinin tutumuna topluca baş kaldırmak, isyan etmek.
...