– (nsz) esk. Kuş uçmaya hazırlanmak.
– Kalkacakmış gibi kıpırdamak
...
Arama Sonucu – "a mak"
kınamak
– Yapılan bir işin kötü olduğunu belirtir bir biçimde söz söylemek, ayıplamak, takbih etmek.
– Ayıplamak, itab etmek, suçlandırmak, itham etmek
– Cezalandırmak
– Tazib etmek, ...
kırçıllanmak
– (nsz) Kırçıl duruma gelmek, ağarmak
– Hava bulutlanmak
...
Kırdığı koz (ceviz) kırkı (bini) açmak
– sürekli yakışıksız davranışlarda bulunmak
...
Kırk tarakta bezi olmak
Birçok işi olmak ya da birçok işle iliçkisi bulunmak; her tarakta bezi olmak.
...
Kırkı çıkmak
(Lohusa, bebek, ölü için) Doğumdan ya da ölümden kırk gün geçmek.
...
kırklanmak
– (nsz) Kırklama işi yapılmak
– (Lohusa ve yeni doğmuş bebek için) Kırk gününü doldurup kırklama merâsimi yapılmak
...
Kırklara karışmak
Artık ortalıkta görünmez olmak.
...
Kış basmak
Kış mevsimiyle birlikte yağmurlar, karlar, fırtınalar, so ğuklar başlamak.
...
kısalmak
– fiil. Kısa duruma gelmek.
– fiil. Süresi azalmak.
...
Kışı çıkarmak
1. Kışı bir yerde, geçirmek. -2. (Yakacak) Kış süresince yeterli olmak.
...
Kışını kaldıramamak
çok tembel olmak; götünü kaldıramamak.
...
Kışını yalamak
Ona dalkavukluk etmek, yaltaklanmak; götünü yala mak.
...
Kışını yırtmak
1. Bağırıp şağırmak -2. Bir şeyi yapacağım diye uğra şıp durmak; götünü yırtmak
...
kısıtlanmak
– (nsz) Kısıtlama işi yapılmak
– Sınırlandırılmak, tahdit edilmek
...
Kıskıvrak yakalamak (bağlamak) (birini)
Kolay kolay kurtulamayacak biçimde sımsıkı tutmak (bağlamak).
...
Kısmet (kısmeti) çıkmak (birine)
(Kız, kadın işin) Evlenmek amacıy la istenmek.
...
Kısmeti açılmak
1. Kazana bollaşmak. -2. Kendisiyle evlenecek biri çıkmak.
...
Kısmeti bağlanmak (bağlı olmak)
– Evlenmesi için fırsatlar çıkmamak.
– istediği halde evlenememek
– Kazancı bir türlü artmamak.
...
Kıssadan hisse (almak, çıkarmak)
Anlatılan bir olaydan ders (almak, çıkarmak).
...
Kıtır atmak
Yalan söylemek, yalan uydurmak.
...
Kıtır kıtır kesmek (doğramak) (birini)
Onu acımadan öldürmek.
...
kıvamlanmak
– (nsz) Sıvılar kıvamına gelmek, koyulaşmak.
– mec. Olgunlaşmak, uygun duruma gelmek
...
Kıvanç Duymak
– övünmek
– Sevinmek, mutlu olmak
...
kıvançlanmak
– (-den) Kıvanç duymak, övünmek
...