Başkasıyla birlikte yapılması ka rarlaştırılan bir işi kendisi tasarlayıp yapıyormuş izlenimi vermek.
...
Arama Sonucu – "en yüksek askeri ünvan"
kendi kendine yetişen ekin
– halaza
...
Kendi kendini yemek (kendini yiyip bitirmek)
isteklerini gerçekleştiremediği işin sürekli üzülmek.
...
Kendi kuyusunu kendi kazmak
Kendisine zarar verecek bir davranış ta bulunmak.
...
Kendi payıma
“Benim düşünceme göre.’ anlamında.
...
kendi yağıyla ile pişen et
– kavurma
...
Kendi yağıyla kavrulmak
Hiç kimseden yardım almadan, kendi gereksinimlerini karşılamaya çalışmak
...
kendiliğinden
– sf. bit. b. İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit.
– sf. fiz. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane
– sf. top. b. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluş ...
kendiliğinden üreme
– fizyoloji. Her türlü bilimsel üreme olayının dışında, yoktan var olmayı anlatan bilim dışı kuram
...
kendimsemek
– Empati
...
Kendinden geçmek
1. Bilincini yitirmek, bayılmak, -2. Duygulanmak, çok heyecanlanmak.
...
Kendinden pay biçmek
Başkasının başından geçen kötü bir olayı, kendi başına gelmiş gibi ya da gelmiş kötü bir şeyle karşılaştırıp düşünmek.
...
Kendine (…) süsü vermek
Kendini (…) gibi göstermek.
...
kendine aşık olma hali
– narsisizm
...
kendine gelme
– ayılmak
– aklı başına gelmek
– durumu düzelmek
...
Kendine gelmek
1. Ayılmak; bilinçli duruma gelmek. -2. Aklı başına gelmek. -3. Durumu düzelmek.
...
Kendine hakim olmak
Yanlış bir iş yapmamak, söz söylememek. (Kars. Kendini tutmak.)
...
kendine mahsus
– sf. Kendine özgü
...
Kendine mal etmek (bir şeyi)
Onu benimsemek, kendinin saymak.
...
kendine özgü
– sf. Bir kimse veya şeye özgü olan, kendine mahsus, kendine has
...
Kendine yedirememek
bk. Onuruna yedirememek.
...
Kendine yontmak
Her fırsatı kendi çıkarı için kullanmak; nalıncı keseri gibi kendine yontmak.
...
Kendini ağır (ağıra, ağırdan) satmak
Bir işi birçok ricadan sonra yapmaya karar vermek; nazlanmak.
...
Kendini alamamak (bir şeyden)
Bir işi yapmadan edememek.
...
Kendini atmak (bir yere)
Hemen oraya gitmek
...