(Tür.) Ka. – Sen gülsün, gül gibi güzelsin.
...
Arama Sonucu – "en yüksek askeri ünvan"
şENGüL
(f.t.i.) Ka. – Gülün en güzel hali.
...
şENGüN
(f.t.i.) Ka. – Sevinçli, ferah gün.
...
şeni
kötü, çirkin.
...
Seni gidi seni
çok yaramaz, kurnaz, haylaz kimseleri hafif yollu azarama sözü.
...
SENiH
(Ar.) Er. 1. Süs, bezek. 2. inci.
...
SENiHA
(Ar.) Ka. – inciler, süs, bezek.
...
Seninki (tatlı) can da, benimki (elinki) patlıcan mı?
Tehlikeli ya da yorucu görüp de yapmaktan kaçındığın işi benim (başkasının) yapmamı (yapmasını) istemen hiç de doğru değildir.* anlamında.
...
senit
– Hamur tahtası.
– Ekmek tahtası.
– Et tahtası.
– Sini, tepsi.
– Oklava.
– Ekmek, bazlama.
– Üstünde yufka açılan tahta.
– İki ayaklı, yuvarlak hamur aç ...
SENiYE
(Ar.) Ka. – Yüksek, yüce, ali, bülend.
...
şeniyet
gerçeklik, realite.
...
seniyye
ulu, yüce.
...
şENiZ
(Fars.). – Sevinçli, mutlu iz, hatıra. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
...
şENKAL
(f.t.i.). – Her zaman neşeli kal. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
...
Senkop
– Bayılma
– İng. syncope
...
senkretizm
– Birbirinden ayrı düşünce, inanış veya öğretileri kaynaştırmaya çalışan felsefe sistemi.
– Fr. syncretisme
...
senkron
– Eş zaman, asenkron karşıtı
...
senkroni
– Eş zamanlılık
– Belli bir evrede görülen dil bilimi olgularının, olaylarının özelliği.
...
senkronik
– Eş zamanlı.
– Başlamalarıyla bitmeleri arasında geçen zaman eşit olan (olaylar).
...
Senkronizasyon
– Eşleme.
– Oyunda söz, ışık, hareket, müzik ve efektlerin uyumu, eşlenmesi (Eşleme). Daha çok film sanatında kullanılır.
– Empresyonist oyunlarda olduğu gibi, içinde film ve diyapoz ...
senkronizm
– Eş zamanlılık.
– Belli bir evrede görülen dil bilimi olgularının, olaylarının özelliği.
...
Senli benli olmak
Aralarında çok işten dostluk iliçkisi bulunmak; içli dışlı olmak.
...
Senli benli teklifsiz
– samimi
...
şenlik
– Şen olma durumu, şetaret “Emine’nin yüzüne öyle bir şenlik, çakırımsı şehla gözlerine öyle bir civeleklik geldi ki… -O. C. Kaygılı.”
– Belli günlerde yapılan, ...
şenlik kemeri
– tak
...