(f.a.i.) – Neşeli ve nurlu insan. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
...
Arama Sonucu – "en yüksek askeri ünvan"
şENOL
(f.t.i.) Ka. – şen ve mutlu ol. – (bkz. şenel).
...
senozoik
– Üçüncü Çağ.
...
şENSAL
(f.t.i.) Er. – Neşeni çevrene yay, herkes neşelensin.
...
sense
algılamak
...
sensor
algılayıcı
...
sensör
– Duyarga
– almaç
– İng. sensor
...
şENSOY
(f.t.i.) Er. – Neşeli soydan gelen kimse.
...
sent
– Doların yüzde biri değerinde para birimi
– İngilizce. cent
...
sentagma
– Dizim
– Söz zincirinde birbirini izleyen ve belli bir birim oluşturan ögeler birleşimi.
...
sentaks
– db. Söz dizimi.
– bk. cümlebilgisi
– Fr. syntaxe
...
sentaktik
– sıfat, dil bilgisi. Söz dizimsel
– Fransızca. syntactique
...
sentence
tümce
...
sentetik
– sıfat. Bileşimli
– Fransızca. synthétique
...
sentetik reçine
– bakalit
...
sentez
– kim. Element veya başka maddeleri bir araya getirerek yapay olarak bileşik cisimler oluşturma, bireşim.
– fel. Yalından karmaşık olana, külliden cüziye, zorunludan olasıya, ilkeden onun ...
sentezlemek
– Sentez durumuna getirmek.
...
sentromer
– (Yun. kentron = merkez,Yun. meros=parça). Kromozomun çalışmasını kontrol eden ve iğ ipliklerine bağlantı yerleri olan ve kromozomun kollarının birleştiği yerde bulunan renksiz bir bölge.
̵ ...
sentrozom
– biyoloji. Hücre sitoplazması içinde çekirdeğin yakınında bulunan, açık renkli ve genellikle homojen plazma kütlesi
– Fransızca. centrosome
...
şENTüRK
(f.t.i.) Er. – Neşeli, canlı, mutlu türk.
...
şENYAşAR
(f.t.i.) Er. – Yaşamı, neşeli mutlu geçen kimse.
...
senyör
– tarih. Orta Çağda Avrupa’da toprağı olan derebeyi
– Fransa’da bir soyluluk unvanı
...
şENYURT
(f.t.i.) Er. – Neşeli, mutlu insanların yurdu; ülkesinde yaşayan.
...
seqence of actions
işlem sırası / dizisi
...
sequence
sıra
...