açıkça. ...
Arama Sonucu – "en yüksek askeri ünvan"
cilbent
– esk. Klasör.
– Dervişlerin kemeri arasındaki meşin cep ...
çileden çıkarmak (birini)
Birini densiz söz ve davranışlarıyla çok kız dırmak. (Kars. ifrit etmek.) ...
çileden çıkmak
Sabır ve dayanma gücünü yitirip taşkınlık göster mek; kendini kaybetmek. (Kars. ifrit olmak.) ...
çilenti
– Hafif yağmur, serpinti
– Çiy, jale ...
Cilt ten
– deri ...
çimen
çimenlik. ...
çimento
– Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz
– Kil, kum ve ...
çimlenmek
– Çimle kaplanmak.
– Üzerinde çim bitmek.
-den, mecaz Yiyeceklerden azar azar alıp yemek
-den, teklifsiz konuşmada Kendinin olmayan şeylerden biraz yarar sağlamak.
– intaş etmek
R ...
Çingen
– Çingene ...
Çingene
– Hindistan’dan çıktıkları söylenen, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan bir topluluk, Çingen, Kıpti, Roman
– Bu topluluktan olan kimse, Çingen, Kıpti, Roman ...
CiNUçEN
(Tür.) Er. – üstün, galip, zafer kazanmış. ...
circular reference
dairesel referans ...
çisen
– halk ağzında. İnce yağmur
– Sisli ve kapalı havada ince ince yağan yağmur.
– Çiy. ...
çisenti
– Toza benzer biçimde ince ince yağan şey
– çise
– İnce damlacıklardan oluşan ve yavaşça yağan bir yağmur türü. ...
cisimleri çift gösteren görme bozukluğu
– Diplopi ...
cismen
bedenen. ...
çiten
– halk ağzında. Saman taşımak için arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit.
– halk ağzında. Kuzu ağılı
– Buzağılara ayrılan ahır bölümü
– Fındık sürgünler ...
çivit rengi
– Bir tür koyu mavi renk, çividi
– sıfat. Bu renkte olan ...
çizmeden yukarı çıkmak
– bilmediği, aklının ermediği, yetkisi dışındaki bir işe karışmak ...
çıldırmak içten (bile) değil
“Söz konusu ters, aykırı bir durum karşısında insan delirebilir.” anlamında söylenir. ...
client
istemci ...
client/server
istemci/sunucu ...
clock frequency
saat frekansı ...
co-resident
birlikte yerleşik ...