Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş bölümü ...
Arama Sonucu – "en yüksek askeri ünvan"
Eli boş dönmek (bir yerden)
istediğini elde edemeden dönmek. ...
Eli geniş
Para sıkıntısı çekmeyen; cömert (kimse). ...
Eli genişlemek
Eli bol para geçmek, harcama olanağı olmak. ...
elindekinden hoşnut olma durumu
– kanaat ...
Elinden almak (bir şeyi, birisi)
Birini sahip olduğu bir şeyden, bir kimseden yoksun kılmak. ...
Elinden bir iş gelmemek
Hiçbir iş yapamamak. ...
Elinden bir kaza (sakatlık) çıkmak
istemeyerek birisini yaralamak ya da öldürmek. ...
Elinden bir şey gelmemek
Olanaksızlık, çaresizlik ya da beceriksizlik yüzünden yardıma olamamak. ...
Elinden çekmek
1. Bir kimse yüzünden sıkıntıya düşmek. -2. Bir kimseyi öç almak için sıkıntıya sokmak. ...
Elinden düşürmemek (bir şeyi)
Sürekli onunla ilgilenmek. ...
Elinden geleni ardına koymamak
– yapabileceği bütün kötülükleri yapmak ...
Elinden geleni yapmak
Bir işi bilgisinin ve gücünün yettiği kadarıyla yapmak. ...
Elinden gelmek
Söz konusu şeyi yapma becerisi olmak. ...
Elinden hiçbir şey kurtulmamak
Her şeyi becerebilecek yetenekte olmak. ...
Elinden iş çıkmamak
Elindeki işi zamanımda bitirememek; elindeki işi sürüncemede bırakmak. ...
Elinden tutmak (birinin)
1. Ona yardım etmek. -2. ilerlemesine yardıma olmak, kayırmak. ...
Eline ayağına üşenmemek
işini severek yapmak. ...
Elini ayağını çekmek (biri, bir yerden)
Oraya uğramaz olmak, artık oraya gitmemek. ...
Elini ayağını kesmek (birinin, bir yerden)
Onun oraya uğramasını engellemek. ...
Elini eteğini çekmek (bir şeyden)
O şeyle ilgisini tümüyle kesmek. ...
Elini veren kolunu alamaz
‘çıkara bir kimsedir. Senin cömert, yardımsever biri olduğunu anlarsa, elinden zor kurtulursun.” anlamında. ...
Elle işletilen
– manuel ...
Elöpen
Büyük Kertenkele, Kela, Helez, Kertiş ...
ELPENOR
Odysseus’un arkadaşlarından biri ...