Sevilip sayılan bir kimsenin isteğini yapmazlık edememek.
...
Arama Sonucu – "havada bulunan bir çeşit gaz"
hava basıncı birimi
– bar
...
Hava gazı
– Maden kömüründen çıkarılan, yakılarak ışık veya ısı sağlanan gaz
– argo. Boş laf.
– argo. Önemsiz şey.
– Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyled ...
Havada kalmak
1. istenilen sonuca ulaşmamak. -2. Bir düşünce ka nıtlanmadığı için tutarlı olamamak.
...
Havadan sudan konuşmak
Belli bir konudan değil de, günlük gelişi güzel konulardan konuşmak. (Kars. Dereden tepeden konuşmak.)
...
havadar
– sıfat. Havası bol, temiz olan (yer), yeleken, yeleç
...
Havaya savurmak (bir şeyi)
Onu savurganca harcayıp tüketmek.
...
Havsalası almamak (havsalasına sığmamak) (bir şeyi)
Onu, onun olabileceğini aklı bir türlü kabul etmemek; kafası almamak.
...
Hayalinden geçirmek (bir şeyi, birini)
Onu düşünmek.
...
Hayat vermek (bir şeye, birine)
Onu canlandırmak, ona canlılık ka zandırmak.
...
Hayatına (yaşamına) son vermek (biri, bir şey)
1. Kendini öldür mek, intihar etmek. -2. Kapatmak, bitirmek.
...
Hayatına girmek (biri)
Biri onun yaşamında yer almak.
...
Hayatını borçlu olmak (birine)
1. Biri tarafından ölümden kurtarılmış olmak. -2. Yaşamını bir kimsenin desteğiyle kazanmış olmak.
...
Hayır beklememek (bir şeyden, birinden)
Ondan yarar ummamak, onun iyi olacağını sanmamak.
...
Hayır gelmemek (bir şeyden, birinden)
Onun bir yararı dokunmamak.
...
Hayır görmemek (bir şeyden, birinden)
Ondan yarar sağlayamamak.
...
Hayır kalmamak (bir şeyden, birinde)
O şey işe yaramaz, o kimse iş göremez duruma gelmek.
...
Hayır yok (bir şeyde) (birinde)
1. “O şey artık işe yaramaz.” -2. “O kimseye güvenmeyin, istediğinizi yapamaz.” anlamında.
...
Hayra yormak (bir şeyi)
Bir olayı, bir düşü iyi bir durumun belirtisi olarak saymak.
...
Hayrı dokunmak (bir şey, birine)
1. O şey bir işe yaramak. -2. Ona iyilikte bulunmak, onun iyiliğini görmek.
...
Hayrını görmek (bir şeyin)
Onu iyi günlerde kullanmak.
...
hayvansal bir madde
– yağ
...
Hedef almak (bir şeyi) (birini)
1. O şeye nişan almak. -2. Bir şeyi ona yöneltmek. -3. Yermek, eleştirmek yıpratmak düşüncesiyle onu karşısına almak.
...
Hedef olmak (bir şeye)
istenmeyen, hoş olmayan bir davranışla kar şılaşmak.
...
Helak etmek (birini, kendini)
1. Onu öldürmek, ortadan kaldırmak -2. Onu çok yormak, bitkin duruma getirmek.
...