– İnatçılık
...
Arama Sonucu – "mu"
muaraza
– Kavga, çekişme, niza
– Söz veya fikirle birbirine karşı çıkma, karşı koyma, muhalefet
– hukuk. Payına düşene yâhut kendisiyle ilgili bir hükme veya kānûna karşı hak talebinde bulun ...
muare
– Dalgalı parıltılar verilmiş olan bir tür kumaş, kareli kumaş.
– sf. Bu kumaştan yapılan
– Fr. moiré
...
muarefe
– Karşılıklı birbirini tanıma, tanışma, tanışıklık
...
muareke
– Kavga, vuruşma, savaş, muharebe
...
muarız
– sf. Karşı koyan, karşı çıkan
...
muarra
arınmış.
...
muaşaka
– Birbirini karşılıklı sevme, sevişme, aşıktaşlık
...
muaşer
– Birlikte yaşayıp hoş geçinme, karşılıklı iyi ve güzel ilişkiler kurma
– Görgü kuralları
...
muaşeret
– Birbiriyle toplumsal ilişkiler içinde bulunma
...
muaşeret adabı
– Görgü kuralları, adabımuaşeret
...
muasır
– sf. çağdaş.
...
muasırlaşmak
çağdaşlaşmak
...
muasırlık
– Çağdaşlık
...
muattal
– sf. İşlemez, kullanılmaz duruma gelmiş.
– Boş, işsiz
...
muattar
– sf. Itırlı, güzel kokulu.
– Bir tür lale
...
muavaza
değiştokuş.
...
muavenet
– yardım
...
muavenet etmek
yardım etmek
...
muavin
– Yardımcı
– Bir görevlinin, bir yöneticinin işine yardım eden, yokluğunda yerini ve yetkilerini üzerine alan kimse.
...
MUAViYE
(Ar.) Er. – Emevi devletinin ilk hükümdarı olup Hind ve Ebu Süfyanın oğludur. Mekkede doğmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s.)in kayınbiraderi ve vahiy katibidir.
...
muayede
– bayramlaşma, birbirinin bayramını kutlama
...
muayene
– tıp. Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma, sağlık muayenesi
– Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol
– bk. gümrük muayenesi
– Hastalı ...
muayeneci
– Araştıran, yoklayan kimse
...
muayenehane
– Hekimlerin hastalarını muayene ettikleri yer.
– Bir hayvanın hasta olup olmadığının veya hastalığın nerede olduğunun araştırılması için gerekli alet ve edevatla donatılmış yer, klinik.
& ...