– Kınama, paylama, ayıplama.
– Eleştiri
...
Arama Sonucu – "mu"
muahezename
– Eleştiri yazısı ve kitabı
...
muahhar
sonraki, daha sonraki, geç.
...
muahharen
– zarf. Sonradan
...
muakkib
takip eden, izleyen.
...
muakkip
– sıfat, eskimiş. İzleyen, arkasından koşan, takip eden.
– sıfat, eskimiş. İşi yürüten
...
mualla
– sf. Yüksek, yüce.
– Onuru yüksek olan kimse.
...
muallak
– sf. Asılmış, asılı.
– mec. Sonuca bağlanmamış, sürüncemede kalmış
...
muallakiyet
havada kalma, asılı kalma, hükümsüz olma.
...
muallel
– sf. Sakat, eksik
...
muallim
– Öğreten, öğretmen, hoca.
...
muallimat
bayan öğretmenler.
...
muallime
– Bayan öğretmen
...
muallimin
öğretmenler.
...
muallimlik
– Öğretmenlik
...
muamelat
– İşlem
– alışveriş, alavere
– Muameleler, karşılıklı davranışlar
– Ticari işlemler
– Resmî dairelerde bir iş için yapılan kayıt vb. işlemler
– Fıkhın aile ve mîras ...
muamele
– Davranma, davranış
– Yol, yöntem
– kim. İşlem.
– tic. Alışveriş
...
muamma
– Bilmece, enigma, yanılmaç
– ed. Aşıklık geleneğinde manzum bilmece.
– mec. Anlaçılmayan, bilinmeyen şey
– sf. Anlaçılmayan, bilinmeyen
– Çözülünce, meydana birinin adı ...
muammalı
– sıfat. Tekinsiz
– sıfat. Ayrıntısı bilinmeyen, açık olmayan, anlaşılması zor
– sıfat. Bilmeceli
...
muammer
– sf. Yaşamış
– Ömür süren, yaşayan, yaşamış, hayatta bulunan (kimse).
– Çok yaşamış olan, uzun bir ömür süren, uzun ömürlü (kimse):
...
muanber
hoş kokulu, amberli.
...
muanber
hoş kokulu, amberli.
...
muanid
inatçı.
...
muannid
inatçı.
...
muannit
– sf. İnatçı.
...