– Buluşma, görüşme
– Röportaj.
– Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme.
...
Arama Sonucu – "mu"
mülaki
– sf. Buluşan, kavuşan, görüşen
...
mülaki olmak
1.karşılaşmak. 2.görüşmek.
...
mülakkab
– sf. Lakaplanmış, lakaplı
...
mülasık
– sf. Yapışık, bitişik
...
mülayemet
– Yumuşaklık.
– Bağırsakta yumuşaklık
...
Mülayim
– sf. Uygun, hoş görülebilir.
– Ilıman (hava).
– Yumuşak huylu, sakin kimse.
...
mülazemet etmek
1.devam etmek. 2.staj yapmak. 3.bir işle ilgilenmek.
...
mülazım
– sf. Bir işe girmek için bir süre parasız olarak o işe devam eden.
– ask. Teğmen.
– Atanmak için sıra bekleyen müderris ya da kadı adayları.
– Kanuni döneminden beri savaşa çı ...
mülazım-ı evvel
üsteğmen
...
mülazım-ı sani
– teğmen
...
mülazımlık
– Mülazım olma durumu.
– askerlik. Teğmenlik.
...
müldür
– Kaldıraç, kaldıraç kolu.
– Berrak, saf, duru.
...
mülehham
– şişman
...
mülemma
– sf. Alaca renkli, renk renk.
– ed. Dizelerinden her biri başka dille yazılmış şiir.
– mec. Bulaşmış, sıvanmış
...
mülevven
– Ar. mulevven
– sf. esk. Renk renk, renkli, rengarenk.
...
mülevves
– sf. Kirli, pis.
– Karışık, düzensiz.
...
mülevvin
– sf. Renk veren, boyayan (madde)
...
müleyyin
– Ar. muleyyin
– sf. Yumuşaklık veren, yumuşatıcı.
– tıp. Bağırsakları boşaltan, dışkının dışarı çıkmasını kolaylaştıran ilaç
...
mülga
– sf. Varlığı kaldırılan, kapatılan
...
mülhak
– sf. Bir bütüne sonradan katılmış olan, eklenmiş.
– ask. Bir asker karargahında subay yardımcısı.
...
mülhak bütçe
– ekon. Katma bütçe
...
mülhakat
– Bir bütüne katılanlar, ekler.
– Bir merkeze bağlı olan yerler
...
mülhem
– Ar. mulhem
– sf. İçe doğmuş, birinin içine doğmuş, esinlenmiş
...
mülhid
– bk. mülhit
...