– Muhtar
...
Arama Sonucu – "mu"
mütareke
– ask. Ateşkes
– bırakışma, karşılıklı silah bırakma.
...
mutariza
– Yay ayraç
...
mutarıza
– Parantez
...
MUTARRA
(Ar.) – çok taze, parlak. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
...
mutarriden
biteviye.
...
mutasarrıf
– sf. Kendinde kullanım hakkı olan, elinde bulunduran
– tar. Sancak beyi.
– Tanzimattan sonra, Osmanlı yönetim örgütünde sancakların yöneticisine verilen ad.
...
mutasarrıflık
– Mutasarrıfın görev ve makamı
– tarih. Sancak
...
mutasavver
– sf. Tasarlanmış, düşünülmüş
...
mutasavvıf
– din b. Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Tanrı’ya adamış kimse, İslam gizemcisi, sufi.
...
mutasavvıfane
sufice.
...
MUTASIM
(Ar.) Er. 1. itisam eden, eliyle tutan, yapışan. 2. Günahtan çekinen. 3. Allahın ipine sımsıkı sarılan.
...
mutasyon
– biy. Değişinim.
– Genomik DNA dizilerinde kendiliğinden ya da ışın, kimyasal maddeler gibi etkenler sebebiyle meydana gelen herhangi bir değişiklik.
– Herhangi bir canlının veya ca ...
mutasyonist
– sf. biy. Değişinimci
– Fr. mutationiste
...
mutasyonizm
– Değişinimcilik.
– Evrimde, yeni türlerin meydana gelmesi için mutasyonun önemli bir faktör olduğunun kabul edilmesi teorisi.
– Fr. mutationisme
– ing. mutationism
...
mutat
– sf. Alışılmış, alışılan
– Ar. mutad
...
mutatabbip
– sf. Kendine hekim süsü veren, doktorluk taslayan (kimse).
– Düzenli bir tıp öğrenimi görmediği halde pratik bilgilerle doktorluk yapan kimse, diplomasız hekim
...
mutavaat
– esk. Boyun eğme, uyma, itaat etme
– sf. db. Dönüşlü
...
mutavaat fiili
– Dönüşlü fiil.
...
mutavassıt
– Anlaşma sağlama, uzlaştırma vb. bir amaçla taraflar arasına giren, aracılık eden (kimse), aracı.
– Az-çok, küçük-büyük, zengin-fakir vb. karşıt nitelikler arasında bulunan, orta halde ol ...
mutavattın
yurt tutmuş.
...
mutavvel
– Uzatılmış, tafsil edilmiş; uzun, ayrıntılı.
– sf. Uzun uzadıya anlatılmış, uzun, mufassal
– Eskiden medreselerde okutulan Arap edebiyatına ait Allame-i Taftazani’nin meşhur b ...
mutayebe
– Karşılıklı olarak şaka yollu, inceliği olan hoş ve güzel sözler söyleme, şakalaşma, latîfeleşme
...
mutayyeb
– Hoşa giden, gönül okşayan söz ve davranışlarla sevindirilmiş, mutlu edilmiş
– Güzel kokular sürünmüş
...
mutazallil
– sf. Gölge altında olan, gölgede bulunan.
– Korunup gözetilen, himâye altında bulunan
...