– gök bilimi, coğrafya. Yerküre üzerinde, güneş ışınlarının yılda iki kez dik açı ile geldiği, sıcak kuşağın kuzey ve güney sınırlarını oluşturan ve Ekvator’un 23° 27′ kuzey ve güney ...
Arama Sonucu – "on arka vb. yanların her biri"
dönencel
– sf. Dönence ile ilgili. ...
dönencel ay
– Ay’ın ilkbahar noktasından geçen saat dairesinden art arda iki geçişi arasındaki 27 gün 1 saat 43 dakikalık süre.
– Ay’ın ilkbahar noktasından geçen saat dairesinden art arda ...
dönencel yıl
– gök bilimi. Güneş’in ilkbahar noktasından art arda iki geçişi arasındaki 365 gün 5 saat 48 dakika 46 saniyelik süre.
– sene-i medârî
– Güneş’in ilkbahar noktasından art ...
dönenmek
-de Olduğu yerde veya bir şeyin çevresinde dönmek ...
döner
– sıfat. Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen
– Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılan kebap, döner kebap ...
döngeç
– Pervane.
– Temelsiz evlerde evin dört köşesine konulan ve temel ödevini gören kısa direkler.
– bk. çemberçizer.
– Fr. Recurrent ...
döngel
– halk ağzında. Muşmula
– Sap taşıma arabalarında, urganları sıkıştırmaya yarayan, arabanın arkasındaki döner ağaç. ...
döngü
– Herhangi bir olayın birden fazla tekrarlanması.
– man. Kısır döngü.
– Bir izlencede yer alan ve belirli bir koşul gerçekleşmedikçe yeniden uygulanan bir komutlar dizisi.
– Ku ...
donma
– Donmak işi.
– cumudiyet hali
– Kişinin zaman ve uzay uyumunu yitirip uyaranlara karşı duyarsız olduğu durum.
– Bir sıvının ya da çözeltinin, sıcaklığının azaltılması sonucu k ...
donma derecesi
– kimya. Bir maddenin akışkan durumdan katı duruma geçtiği derece ...
donma noktası
– fizik. Eriyik durumda bulunan bir metalin kendi özelliğine bağlı olarak donmaya başladığı andaki ısı derecesi.
– kimya. Suyun donmaya başladığı derece.
– Sıvıların katı evreye geçt ...
donmak
– Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek, buz tutmak.
– Yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek
– Çok üşümek.
– Bitki soğuktan zarar görmek, yararlanılmaz duruma gelmek.
– ...
Dönme
– Dönmek işi
– Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.
– mat. Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi.
– sf. din b. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. ...
dönmek
– Kendi ekseni üzerinde veya başka bir şeyin dolayında hareket etmek
-e, -den Geri gelmek, geri gitmek
-e Yönelmek
-i Sapmak
-e Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek
– Sınıfta kalmak ...
donör
– tıp. Verici
– Fransızca. donneur ...
donra
– halk ağzında. Saç kepeği, kaş konağı.
– halk ağzında. Kalınlaşmış, tabaka durumuna gelmiş kir. ...
donuk
opak, mat ...
dönük
– sıfat. Dönmüş, çevrilmiş (kimse)
– sıfat, mecaz. Yönelmiş
– Su çevirisi ...
Donuk mat renk
– opak ...
donukluk
– Donuk olma durumu
– Gazların ışığı sönükleştirme, soğurarak azaltma özelliği.
– Davranış yoksunluğu ya da düzensiz coşkusal tepkilerle kendini belli eden erken bunama biçimi.
̵ ...
dönülmek
– nsz. Dönme işi yapılmak ...
DöNüM
Bin metrekarelik bir alan ölçüsü birimi ...
Dönüm noktası
Bir olayın ulaştığı yeni bir aşama. ...
dönüş
– Dönme işi, dönme.
– spor. Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi.
– Disk ya da çekiç atmada, atış hızı için gerekli olan merkezkaç kuvveti oluşturmak amacıyla ...