– Bk. kıvılkesimsel çözelti ...
Arama Sonucu – "on arka vb. yanların her biri"
Elektron
– Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.
– Yükü 1,6022.10-19 Coulomb, kütlesi 9 .1096.10-28 g. olan ve atom çekirdeğinin çevresindeki erke düzeylerind ...
elektron bombardımanı
– TV. Elektronların belirli bir ereğin üzerine düşürülmesi durumu
– İng. electrons bombardment ...
elektronik imza
Sadece imza sahibinin tasarrufunda bulunan, özel bir araçla oluşturulan, nitelikli elektronik sertifikaya dayanarak imza sahibinin kimliğinin tespitini ve imzalanmış elektronik veride sonradan herhang ...
elektronik montörü
– Fabrika, atölye vb. yerlerde elektronik teçhizatları monte eden, kuran ve onaran kişi ...
elektronik posta
– mail ...
elektronik saat
– Elektrik enerjisi ile çalışan saat. ...
Eli boş dönmek (bir yerden)
istediğini elde edemeden dönmek. ...
eliminasyon
– Eleme.
– Bir maddenin biyoransformasyondan sonra vücut dışına atılması.
– İng. elimination
– Fr. elimination ...
Elinden almak (bir şeyi, birisi)
Birini sahip olduğu bir şeyden, bir kimseden yoksun kılmak. ...
Elinden tutmak (birinin)
1. Ona yardım etmek. -2. ilerlemesine yardıma olmak, kayırmak. ...
Eline bakmak (birinin)
Bir kimsenin yardımıyla geçinebilir durumda otmak. ...
Eline düşmek (bir şey birinin) (biri birinin)
1. O şey (yer vb) onun egemenliği, buyruğu altına girmek. -2. Ona yakalanmak. -3. Kendisine hıncı bulunan bir kimseye muhtaç duruma gelmek. – ...
Eline geçmek (bir şey) (birisi)
1. Kazanmak, elde etmek. -2. Bulmak. -3. Yakalamak. ...
Eline kalmak (birinin)
Kendisine yardım edecek ya da bakacak on dan başka kimsesi kait ak. ...
Elini ayağını çekmek (biri, bir yerden)
Oraya uğramaz olmak, artık oraya gitmemek. ...
Elini ayağını kesmek (birinin, bir yerden)
Onun oraya uğramasını engellemek. ...
Elini kolunu bağlamak (bir şey, birinin)
O şey onu hiçbir iş yapamayacak duruma getirmek. ...
Elini sürmek (bir şeye, birine)
1. bk. elini sürmemek. -2. Birine her hangi bir kötülük yapmak; dövmek, tecavüz etmek. ...
Elini uzatmak (birine)
Ona yardım etmek, destek olmak. ...
Eliyle koymuş gibi (bulmak) (bir şeyi, birini)
Aradığını hemen, kolayca (bulmak). ...
ELYSiON
Yeraltı cenneti ...
embedding server application
katıştırmada kaynak görevi gören uygulama ...
embriyon
– bk. cücük.
– Oğulcuk, rüşeym
– Yumurtadan meydana gelen, yumurta zarı, yumurta kabuğu ya da vücudu içinde bulunan ve gelişmesinin erken evrelerinde olan genç bir organizma.
– ...
Emek vermek (bir şeye) (birine)
1. Bir şeyin meydana gelmesi için özen göstererek çok çalışmak. -2. Bir kimsenin yetişmesi işin büyük çaba harcamak. ...