çevir sesi ...
Arama Sonucu – "on arka vb. yanların her biri"
dialog box option
iletişim kutusu seçeneği ...
Dibi kırmızı balmumuyla çağırmak (birini)
Onu özel bir önem vererek çağırmak. ...
dictionary
sözlük ...
dictionary file
sözlük dosyası ...
dictionary-style
sözlük-biçemi ...
didon
– Halkın İstanbul’daki yabancılara, özellikle Fransızlara verdiği ad, didona
– Züppe
– Fransızca. dis donc ...
didon sakal
– Yalnız çenede olan sivri sakal ...
Didona
– Didon ...
difraksiyon
– fiz. Kırınım.
– bk. ışık bükülmesi.
– bk. kırınma.
– Fr. diffraction ...
diftong
– dil bilgisi. İkiz ünlü.
– Çeşitli ses olayları sonunda söyleyişte yan yana gelen iki ünlü. ...
difüzyon
– fiz. Geçişme.
– top. b. Yayılım.
– Moleküllerin ya da iyonların yüksek konsantrasyonlu bir alandan düşük konsantrasyonlu alana geçişleri.
– bk. ışık dağılması.
– bk. ya ...
Dik dik bakmak (birine, yüzüne)
O kimseye sert, kızgın, öfkeli bir ifa deyle bakmak. ...
Dikine gitmek (birinin)
O kimsenin sözünü dinlemeyip kendi bildiği ni yapmak. ...
Dikiz Aynalarının Göstermediği Arka Kısım
– Kör nokta ...
Dikiz etmek (birini, bir yeri, şeyi)
Onu gözetlemek, ona gizlice bak mak. ...
diksiyon
– Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi
– Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması.
– Duru, açık vurgulama ve çıkakl ...
diksiyoner
– Sözlük ...
diktafon
– Bir tür ses alma cihazı
– Fransızca. dictaphone ...
Dikte etmek (bir şeyi, birine)
isteklerini ona zorla kabul ettirmek ...
Dil (diller) dökmek (birine)
– Kandırmak, inandırmak ya da yaranmak için onun hoşuna gidecek sözler söylemek, yalvarmak yakarmak. ...
Dil çıkarmak (birine)
Onunla alay etmek, eğlenmek. ...
Dil uzatmak (bir şeye, birine)
Saygı duyulan bir kimse ya da kutsal bir yer, şey hakkında yakışık almayacak, aşağılayıcı sözler söytemek. ...
Dile getirmek (bir şeyi, birini)
1. Onu aşıklamak, anlatmak. -2. Onu konuşturmak. ...
Dili döndüğü kadar
Anlatım gücü elverdiği ölçüde. ...