– Yayılımcılık ...
Arama Sonucu – "on arka vb. yanların her biri"
eksplorasyon
– Laparotomi ve operasyonlarda iç organların elle muayenesi.
– İng. exploration ...
ekspozisyon
– Sergileme.
– Fr. exposition ...
EKSPOZiYON
Sergi ...
ekspresyon
– Bir genin kendini ifade etmesi, fonksiyonel protein üretimi
– ifade, deyim
– Dışavurum
– İng. expression ...
ekspresyonist
– sf. fel. Dışa vurumcu
– Fr. expressionniste ...
EKSPRESYONiZM
– fel. Dışa vurumculuk. dışavurumculuk
– Sanat alanında genel olarak iç yaşantının ve iç gerçeğin dışa vurulması. Bu akım resim sanatında başlamış ve sonra edebiyata geçmiştir. Tipik bir A ...
EKSTROVERSiYON
Dışa dönüklük ...
El atmak (birinden)
1. Tarikatlarda bir mürit, mürşidinden başkaları na yol gösterme iznini almak. -2. Bir sanat öğrenen şırak, ustasından kendi başına iş yapabilme iznini almak. -3. iskambil oyunlarında kar şı tarafta ...
El çektirmek (birisine, işten)
Onu görevinden, işinden uzaklaştırmak. ...
El etmek (birine)
Ona “gel” anlamında el sallamak. ...
El sürmemek (bir şeye, birine)
1. Onu ellememek, ona bir zararı dokunmamak. -2. Bir işi yapmaya başlamamak. -3. ilgilenip eline al mamak. ...
El üstünde tutmak (birini)
Ona çok değer vermek, aşırı saygı ve sev gi göstermek. ...
El uzatmak (birine) (bir şeye)
1. O kimseye yardım etmek. -2. Başkasınıın işine, çıkarına dokunmak, kendisine ait olmayan bir şey üze rinde Ihak iddia etmek. ...
El vermek (birine)
1. Ona yardım etmek. -2. Mürit mürşide başkalarına yol gösterme izni vermek. -3. Birine bir konuda yetki vermek. -4. iskambil oyunlarında karşı tarafa oyun üstünlüğü tanımak. ...
Elde etmek (bir şey) (birini)
1. Bir şeye sahip olmak, onu edinmek. -2. Bir şey meydana getirmek, üretmek. -3. Bir kimseyi kendi yanına çekmek. -4. Bir kimseyi kendi hizmetine almak. ...
Elden gitmek (bir şey, biri)
Onu yitirmek, ondan mahrum kalmak. ...
Ele geçirmek (birini, bir şeyi)
1. Onu yakalamak. -2. Onu elde etmek, edinmek, ona sahip olmak. ...
Ele vermek (birini)
1. Suçlu bir kişiyi güvenlik kuvvetlerine haber verip yakalatmak. -2. Aynı suçu işlemiş bir kişinin suç arkadaşlarını, kendisi yakalanınca baskı ya da çözülme sonucu güvenlik kuvvetlerine yakalatmak ...
electronic filing
elektronik dosyalama ...
electronic mail
elektronik posta ...
elektrifikasyon
– Elektrik enerjisini endüstri, ulaşım ve gündelik hayata uygulama, elektriklendirme.
– Herhangi bir yere elektrik enerjisi verebilmek için gerekli tesîsatı yapma, elektrikle donatma, bir ...
elektrik montörü
– Fabrika, atölye vb. yerlerde çeşitli makinelerin elektrikle çalışan parçalarını monte eden, kuran ve tamir eden kişi
– Motorlu taşıt araçlarının elektrikle ilgili parçalarını monte eden, ...
elektrik sığa birimi
– farad ...
elektrofon
– Fonograf kayıtlarını okumak ve elektrik akımının aracılığıyla yükselterek sese çevirmek için gerekli araçları içinde toplayan cihaz
– Fransızca. électrophone ...